GÜZEL BİR PAZAR GÜNÜ

Bugün harika bir gündü ve hala harika:))) Sabah iş arkadaşlarım kahvaltıya geldiler eşleriyle beraber.Çok güzeldi ,tabi bizimkide coştu.Çünkü çok sevdiği arkadaşları gelmişti :)) Hemen bütün hünerlerini gösterdi .Şarkı söylemeler ,sohbetler kahkahalar vs.. Yeni taşındığımız için ve onlarında ilk defa geldiklerini bildiği için hemen odasını gösterdi baaak burası benim odam:))

Canım arkadaşlarım bide hediye almışlar.Yaa dedim keşke kendi evim olsaydı da öyle alsaydınız bari:))) Çok güzel şeyler kuğu tuzluklar ve sarı puantiyeli hem fırında hemde saklama kabı olarak kullanabileceğiniz çok güzel bir kap.



Erkekler masa tenisi oynamaya gittiler biz bayanlarda sohbete daldık 14.30 gibi gittiler.Bende dedim kızımı uyutayım ama ne mümkün coşmuş bizimki bugün .Canım geldi masa tenisi yüzünden ter içinde tabi neyse o da Sudeyi aldı babanneye gittiler biraz. Bende keyif yaptım .Canım bugün hiçbirşey yapma dinlen dedi bende sözünü dinlemezmiyim:))) Şaka maka birkaç gündür ağrım oluyor gerçi doktor normal dedi dinlen geçer dedi bende öyle yapıyorum gerçekten dinlenince geçiyor

Sonra canlarım geldi karpuzi kiraz yani meyve keyfi yaptık daha sonra benim canım acayip şekilde makarna çektiği için makarna keyfi yaptım .(kilolar kimin umrunda:))) )

Sonra canım balık tutmaya gitti hava çok sıcak ben hiiiçç çıkamam dışarı valla bende bugün bolcaaa dinlendim.yani bugün anlayacağınız bol bol Kızımla oynadım,arkadaşlarımla sohbet ettim......Sonra dizilere daldım akşam uyuya kaldığım için tüm dizilerimi kaçırır oldum.İlk Kavak yelleri o nasıl bitti öyle yaa acaba Efe yaşıyor mu nedersiniz? Sonra da başka kanallar kızımda içerde çizgi filmini seyrediyordu bi gittim yanına onu bu halde buldum:))) Canım yavrum öyle bir yorgun düşmüş ki terlik merlik hiç çıkmadan bu şekilde uyuya kalmış. Anne sana kurban olsun ( buranın deyimiyle anan kesulsun saaaa):)))


Bende kızım uyurken bloğuma bi bakayım dedim hemde arkadaşlarımın bloglarını bir gezeyim dedim.Biliyorum yasak ama bir fincan kahvemide aldım yanıma arada kaçamak olsun değil mi :)

Bugünlük bu kadar yarın izinliyim şeker yüklemesi yapılacak ve bazı birkaç test canımda yanımda olmak için izin almış Aşkım benim seni çookk seviyorum:))

OFF YİNE ACI HABER AMA DERS ALINACAK BİR HABER

Sabah sabah yine canım sıkıldı paylaşmayacaktım ama aklımızda olsun  diye paylaşmak istedim

2,5 yaşındaki bir çocuk camı kırılan balkondan düşmüş.2 kere yaptırmışlar 2 kerede kendiliğinden kırılmış balkon kapısıda bozukmuş sanırım.Anne baba mütahiti suçluyor kendilerini suçlayacak değiller tabi bende anne babayı suçluyorum ama yine de onlarda böyle olmasını istemezlerdi tabi Anne mutfakta baba uyuyor bebişte çıkmış balkona ama yinede anne gözetlemeliydi kızını ya da oranın önüne bişey koymalıydı ne bileyim bir şekilde önlem almalıydı Allah korusun yaa en korktuğum şey bu .İnanın evimde heryeri açıpta havalandırmıyorum hangi odadaysam orayı açıyorum odadan çıkarkende kapatıyorum.Allah rahmet eylesin o zaten bi melek zaten Allah anne babayada sabır verdin ne denir ki

Ve buna benzer birçok haber daha aslında gazete filan okumak istemiyorum ama habersizde kalmak istemiyorum.

DRYNITES


Kızıma tuvalet eğitimi vericem ama ne kendimi ne kızımı ne de babannesini hazır hissediyorum.Babannemizin birkaç denemesi var tabi hüsranla biten:) o yüzden biraz daha erteliyorum arada lazımlık ya da tuvalete oturtma hazırlıkları yapıyorum tabi birkaç defa da yaptı .Bende çok düşündüm en iyisi ben doğum iznime ayrıldığım zaman öğretmek.Gerçi ondada çok şüphelerim var .Çünkü yeni bebiş gelecek o sırada kızım nasıl bir tepki verecek ne halde olacak belli değil acaba alıştırsam geri dönüşü olur mu ? Zorlanacağım kesin ama her güzel şeyler zor değil midir zaten:)) Bilmiyorum kafamda bir sürü var nasıl olsa bir şekilde yapıcam diyorum o yüzden çokta kafama takmıyorum

DRYNİTES alt ıslatmalara karşı gece kilodu varmış reklamlarda gördüm bende sitesine girip numune istedim bugün elime geçti eğer memnun kalırsam geceleri kilot niyetine bunlardan kullanmayı düşünüyorum.Eğer sizde isterseniz hemen başvurun derim çünkü hemen gönderiyorlar .Tuvalet eğitimi hakkında çok araştırıyorum, çok soruyorum .Deneyimlerimide burda paylaşıcam hiç merak etmeyin:) bakalım artık hayırlısı inşallah bizde diğer çocuklar gibi kolay öğreniriz

YENİ KAMPANYA


                 Sizde katılmak isterseniz analikizlihertelden 'e bloğuna buyrun

YAPTIĞINDANNNN UTANMIŞ:)))

SON DÖNEM ŞARKIMIZ HER ŞARKININ SONUNA YAPTIĞINDAN UTANMIŞI EKLİYORUZ:))))

video

HEM MUTLULUK HEM HÜZÜN


Evet en sonunda beklenen sonuç :)))) terfi ettiğim kesinleşti mutluyum,gururluyum.....


Ama bir noktayıda atlamadan geçemeyeceğim.Dün kızım babannesiyle balkondan bakıyorlarmış çocuklar dışarda oynuyorlarmış onları izlemiş daha sonra çocuklar gitmiş kızım sormuş ''babanne nereye gitti arkadaşlar '' babannemizde 'anneleri çağırdı evlerine gittiler'' bizimki üzgün bir tavırla ''benim annem yok ki'' Allah'ım yaa hala ağlıyorum dayanamıyorum değer mi diyorum çok kötüyüm:)))

Yani anlayacağınız hem mutluluğu hem hüznü birarada yaşıyorum ....

İSYAN EDESİM VARRRRRR


Hergün bu yolu 1 saat 15 dakika gidip geliyorum.Yani 2, 5 saatim bu yolda gidiyor..Resimlerden daha beter durumda .İki senede yollar tamamlanmaz mı yaaa.İsyan edesim var .Ben minibüscülerin yerinde olsam isyan bayrağını çekerim yaaa hem arabam mahvolucak hem o kadar yolu tangu tungur çekicem artık yapsınlar yaaa.6 aylık hamileyim veee bebeğimde isyanlarda o yola girdiğimiz zaman yavrum ne yapacağını şaşırıyor tekmelemekten bi hal oluyo .Hamilenin duası tutar derler bende diyorum ki eğer bu yolları bilerek bu şekilde bırakıyorlarsa bu şekilde tutuyorlarsa hakkımı helal etmiyorum.ne hakkı geçti ki diyeceksiniz KUL HAKKI geçti tabikide





ZENCİ BİR ÇOCUK


Doğduğumda Siyahtım.

Büyürken Siyahtım.

Güneşe Çıktığımda Siyahtım.

Korkunca Siyahtım.

Hastayken Siyahtım..

Öldüğümde Hala Siyahım...



Ve Sen Beyaz Çocuk...



Doğduğunda Pembesin.

Büyürken Beyazsın.

Güneşe Çıktığında Kırmızı.

Üşüdüğünde Mor.

Korktuğunda Sarı.

Hastayken Yeşil.

Öldüğünde de gri’sin.

Sen şimdi bana renklimi diyorsun?

Not: 2005 yılında Çocuklar Dalında yazılan en iyi şiir seçilmiş.Zenci bir çocuğun kaleminden

KIZIM SAÇINI PİRELER YİYECEK:((



4 yaşında kanser olan bir kız çocuğu :((( Omiriliğine giden sinir hücrelerinde tümörler tespit edildi.%95 'i iyi huylu %5 İ kötü huylu.Riskli bir  ameliyat olması gerekiyordu oldu, ameliyat sırasında kalbi durudu doktorlar yine tutundurdu onu hayata .Güçlü kızımız zaten, keskin bakışlarından belli .Riskli bir bölgede olduğu için hepsi temizlenemedi şubatta kemoterapi görmeye başladı.Anne işinden ayrıldı bende olsam aynısını yapardım.Kızının her ne kadar tedaviye ihtiyacı olsada desteğede ihtiyacı vardı.Saçları dökülecekti mini Feride'nin anne  ''saçlarına pireler yiyecek '' diye kızını hazırladı tedaviye.Saçları döküldükçe Minik Feride üzüldü .Anneye bir soru sordu ''senin saçlarını neden pire yemiyor'' .Anne anlamıştı annelik duygusuyla gitti saçlarını sıfıra vurdurdu.Artık onunda saçlarını pireler yemişti.Babada onları görür görmez vurdu sıfıra .Şimdi minik Feride'nin saçları ne zaman çıkarsa anne babada o zaman saçlarını uzatacaktı.Allahım acil şifalar ver minik yavruya



SİHİRLİ ELMALARDAN ELMA ŞEKERİM GELDİ:))))




Allah'ım bu sabah o kadar yoğunduki anlatamam.Bir sürü iş bir anda geldi, başımda 5 kişi :))) ne olduğumu şaşırdım.Bir yandan telefondaki kibar ama bi o kadar sinirli biriyle pazarlık yaparken bir yandan iş kıyafetleri gelmiş kargocu onun parasını ister bir yandan kargocu başka bir paketi masama bırakıyor imza tc lütfen ben bi saniyeeee lütfen içerden biri Güliz Hanımmm bakarmısın diye bir sesss İMDATTTTT :)) ama ben işimi yine de seviyorum.
Kargocunun masama bıraktığı paketin üzerinde ismim yazıyo ben sanıyorum ki şirkete geldi bi baktım bana gelmiş kargocu gidiyo du bi saniye kargo parası, yokkk karşı taraf ödemiş zatenn :)))
Bütün işlerimi bitirdikten sonra açtım kutuyu tahmin ettiğim gibi analikizlihertelden sahibi arkadaşımın minicik kızının elleriyle çektiği ama bana çıkmadığı ama o şanslı arkadaşlardan birinini geri dönmemesi üzerine yedek olan bana çıktığı sihirlielmalar 'ın gönderdiği mis gibi elma şekerim geldi ama insan inan yiyemez bunu yaa  o kadar şekerki :)))) Tekrar teşekkür ediyorum.Ayrıca iş arkadaşlarımda göz dikmiş durumdular bende masama öyle bir yerleştirmişim ki :)))))

BİR SÜRÜ BİR SÜRÜ KAMPANYAAAA


              gulin'cim şu aralar sarmış kampanyaya.ohhh bizde nasiplenenden oluruz inşallah:))



    Bayıldım ben bu hediyelere buyrun  sizde bi bakın  hulyaalemi 'ne




Ya kızım kırmıştı ateş ölçerini şimdi bir daha gerekli inşallah bana çıkar:))) Sizde bir bakın isterseniz sihirlisepetim'e





gulin'ın  bloğunda bunlardan daha çoook var :)))





 Şansımızı deniyoruz işte bu ürünlerde harika incelemek isterseniz buyrun 1beyazbuyu'ye


Not:Bende düşündüm aslında böyle kampanyalar yapmayı hem bloğunu tanıt hem bir sürü yeni insan tanı hemde o insanları mutlu et harika bir duygu olmalı.Arkadaşlarımı tebrik ediyorum:)

CUMARTESİ AKŞAMIM


Resimler çok iyi değil kusura bakmayın. Tarifi için sevgili  portakalagaci nın adresini ziyaret edebilirsiniz.Gerçekten çok güzel pratik harika bir adres ben misafirim geldiği zaman her zaman uğradığım bir yerdir.



Mahlepli simit

1 sana yağı (odasıcaklığında)Yalnız ben margarin yerine tereyağ kullanıyorum.

3 yemek kaşığı sıvı yağ

3 yemek kaşığı yoğurt

1 çay kaşığı toz şeker

1 tutam tuz

1 paket kabartma tozu

1 yumurta (sarısı içine beyazı üzerine)

1 tatlı kaşığı mahlep

alabildiği kadar un

Mahlep, un ve kabartma tozunu sonradan katıyorum.İlk olarak diğer malzemeleri yoğuyorum.Daha sonrada istediğiniz şekli verip önceden ısıtılmış 180 C de pişirebilirsiniz:)

Malzemeler
1 lt süt
3 yemek kaşığı tereyağ
1 bardak un
1 bardak şeker (şekeri ben göz kararı koydum)
vanilya
tarçın
 Süt ,un ve şekeri soğuk süte iyice yedirdim. Kaynamaya yakın tereyağını kattım .Sürekli karıştırdım.Daha sonra ocaktan aldım vanilyayı kattım mikserle çırptım. Yukarda gördüğünüz borcamı ıslatıp döktüm üzerinide tarçın . Ben acelem olmazsa eğer tarçını dökerken kağıttan çiçek ya da daha değişik şekiller kesip o şekilde tarçını döküyorum ya da altına un gıbı ufaladığım bisküvi koyuyorum ya da :)) üstüne çikolata sosu yapıp yayıyorum .


Fırında kremalı patates malzemeleri


7,8 adet patates

5-6 yemek kaşığı krema

Rendelenmiş kaşar peyniri

Tuz

Malzemeler bu şekilde ben şu şekilde yaptım.İlk defa yaptığım için deneme gibi oldu .(Zaten eşimde yaa diyo misafir gelince insan denediği şeyleri yapar sen hep denemediğin şeyleri yapıyosun bende diyorum huyum bu elimde değil:)))) Neyse ,Patatesleri cips şeklinde kestim ama ince olmayacak .Su süt karışımı ile biraz da tuz katarak haşladım .Borcama koydum.2 paket krema aldım onu döktüm ama bana göre biraz fazla oldu .Üzerinede kaşar rendeledim.Kaşar almayı unutmuşum o yüzden az oldu ama yinede tadı çok güzeldi.Tarifini tarifiyemek'den aldım .

AAAaaa nerdeyse hediyemi unutacaktım.O akşam gelen Remzi abi'de çok güzel bir çay getirmiş bana .Farkı organik olması tabi hemen açıp demlemedim.Denemizi tavsiye ederim:)

AFT

Cumartesi iş dönüşü kızım ve eşimi alışveriş için postane önünde bekledim ama baya bi bekledim en sonunda karşıdaki parkta kendime yer buldum orda beklemeye karar verdim 2 kere aradım eşim 'tamam geliyoruz' deyip kapattı.İyi dedim bende dışarda olmanın keyfini yaşayım dedim:)) Yarım saat sonra geldiler .Allah aşkına çok merak ettim dedim ne yaptınız meğersem kızımızı giydirip süslemiş.Öyle dışarı çıkarmak istememiş eee elide alışkın olmayınca tabi biraz geç olmuş:))))) Neyse tabi kızım yine çok tatlıydı .Alışverişimizi yaptık babanneye gittik yemek sohbet derken eve geçtik çünkü aşsam misafirimiz vardı.Bende bazen çok rahat oluyorum yaa :)))  Gerçi ev temizdi bi toplanması lazımdı Birde bikaç bişi yapsam yeterdi .Bende mahlepli simit, tavuk göğsü, fırında kremalı patates birde nesquıklı top yaptım.Tarifleri sonra:)) Gerçi çok iyi resim çekemedim acele etmekten.Eşim bir yandan ortalığı topladı ben ve kızımda mutfakta uğraştık:)) Sarı papatyamda hamur yaptı kendi çapında:))

Sabah kalktığımızda kızımda hiç sebepsiz bir ağlama .Canı yansabile hiç ağlamaz canı hiç tatlı değildir kuzumun.Ağzını gösterip gösterip ağlıyo zar zor bakabildim tam ön dişinin altında beyaz bir yara gibi biz aft deriz canımın canı çok acıdığı belliydi.Kahvaltısını yaptırdım.Babam küçükken bendede olduğunda karbonat sürerdi.Yinede şöyle bir internette araştırmasını yaptım.Aftın oluşumu için birçok sebebi varmış. Okumak isterseniz hekimim adresinde bulabilirsiniz.Vitaminsizlik filan diyo ama kızımın iyi şekilde beslendiğinden hiç kuşkum yok ama yinede o gün baya bi besledim kızımı:))) Tabi bizde nasibimizi aldık:)


CUMANIZ MÜBAREK OLSUN




Cuma, müminlerin bayramıdır. Cuma günü yapılan ibadetlere iki kat sevap verilir. Bugün işlenen günahlar da iki kat yazılır. Bilhassa Cuma gününü, günahlardan kaçarak ibadetle geçirmeye çalışmalıdır! Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

(Cuma günü günah işlemeden selametle geçerse, diğer günler de selametle geçer.) [İmam-ı Gazali]

(Sevaplar içinde Cuma günü ve gecesinde yapılandan daha kıymetlisi, günahlar içinde de Cuma günü ve gecesinde işlenilenden kötüsü yoktur.) [Ramüz]

(Cumadan faziletli bayram yoktur ve o günkü iki rekat namaz, Cuma günü dışındaki bin rekattan efdaldır.) [Deylemi]

(Cuma, fakirlerin haccıdır ve müminlerin bayramıdır ve gök ehlinin bayramıdır ve Cennette de bayram günüdür. Günlerin en iyisi, en şereflisi Cumadır.) [Ey Oğul İlmihali]

(Cuma günü iyiliklerin hazinesidir ve güzel şeylerin menbaıdır.) [Ey Oğul İlmihali]

(Cuma günü geldiği için sevinen bir mümine, kıyamete kadar her gün, o kadar sevap verilir ki, adedini Allahü teâlâ bilir.) [Ey Oğul İlmihali]

(Cuma günü veya gecesi Duhan suresini okuyana Cennette bir köşk ihsan edilir.) [Taberani]

(Cuma gecesi Kehf suresi okuyan, Kıyamette, yerden göğe kadar bir nurla aydınlanır. İki Cuma arasında işlediği günahlar da affolur.) [Tergib]

(Cuma gecesi iki rekat namaz kılıp, her rekatta bir Fatiha, bir Âyet-el Kürsi, 15 İhlas okuyup selam verdikten sonra bana bin salevat okuyan, beni rüyada görür.) [Şir’a]

(Cuma günü sabah namazından önce, üç kere Estağfirullah elazim ellezi la ilahe illa hüvel hayyel kayyume ve etubü ileyh okuyanın, kendinin ve anasının ve babasının bütün günahları af olur.) [Tergib-üs-salat] (Kul haklarını ve kazaya kalan farzları ödemek ve haramlardan vazgeçmek şarttır.)

(Allahü teâlâ, bugünden itibaren kıyamete kadar size Cumayı farz kıldı. Adil veya zalim bir imam, başkan zamanında küçümseyerek veya inkâr ederek Cumayı terk edenin iki yakası bir araya gelmesin! Böyle bir kimse tevbe etmezse, onun namazı, zekatı, haccı, orucu ve hiçbir ibadeti kabul olmaz.) [İbni Mace]

(Cuma namazı kılmak; köle, kadın, çocuk, hasta hariç, her müslümana farzdır.) [Ebu Davud, Hakim]

(Bir Müslüman, Cuma günü gusül abdesti alıp, Cuma namazına giderse, bir haftalık günahları af olur ve her adımı için sevap verilir.) [Riyadun-nasıhin]

(Özürsüz üç Cumayı kılmayanın kalbi mühürlenir, yani iyilik yapamaz olur.) [Hakim]

(Cuma namazı kılmayanın kalbi mühürlenir, gafil olur.) [Müslim]

(Cuma namazı yolunda ayakları tozlanana Cehennem ateşi haramdır.) [Tirmizi]

(Cuma namazından sonra, yedi defa ihlas ve muavvizeteyn okuyanı, Allahü teâlâ, bir hafta, kazadan, beladan, kötü işlerden korur.) [İbni Sünni]

[İhlas, Kul hüvallahü ehaddır. Muavvizeteyn, kul euzülerdir.]

Allahü teâlâ, Cuma gününü Müslümanlara mahsus kılmıştır. Cuma suresi sonundaki âyet-i kerimede mealen; (Ey iman etmekle şereflenen kullarım! Cuma günü, öğle ezanı okunduğu zaman, hutbe dinlemek ve Cuma namazı kılmak için camiye koşunuz. Alış verişi bırakınız! Cuma namazı ve hutbe, size, başka işlerinizden daha faydalıdır. Cuma namazını kıldıktan sonra, camiden çıkar, dünya işlerinizi yapmak için dağılabilirsiniz. Allahü teâlâdan rızk bekleyerek çalışırsınız. Allahü teâlâyı çok hatırlayınız ki, kurtulabilesiniz!) buyuruldu. Namazdan sonra, isteyen işine gider çalışır. İsteyen camide kalıp, namaz, Kur'an-ı kerim, dua ile meşgul olur. (Riyadun-nasıhin)

Cuma günleri duanın kabul olacağı bir an vardır. Bu an, hutbe ile Cuma namazı içindedir diyenler çoktur. Hutbe dinlerken, dua kalbden olur. Ses çıkarmak caiz değildir. Bu an her şehir için başkadır. Cuma günü, gecesinden daha kıymetlidir. Gecesinde veya gündüzünde (Kehf suresini) okumak çok sevaptır. (Tefsir-i Mazheri)

Bir hadis-i şerifte, (Cuma günlerinde bir an vardır ki, müminin o anda ettiği dua red olmaz) buyuruldu. Bazıları, bu an, ikindi ile akşam ezanları arasındadır, dedi. (Riyadun-nasıhin)

Cuma günü, ruhlar toplanır ve birbirleriyle tanışırlar. Kabirler ziyaret edilir. Cehennem, Cuma günü çok sıcak olmaz. Âdem aleyhisselam Cuma günü yaratıldı. Cuma günü, Cennetten çıkarıldı. Cennettekiler, Allahü teâlâyı Cuma günleri göreceklerdir. Cuma günü kabir azapları durdurulur. Bazı âlimlere göre, müminin azabı artık başlamaz. Kâfirin Cuma günü ve Ramazan ayı hariç, kıyamete kadar azabı devam eder. Cuma günü ölen müminler, hiç kabir azabı görmez. (S. Ebediye)

Cuma günü denince, gecesi de anlaşılır. Ramazan ayı denince de, geceleriyle birlikte bir ay anlaşılır.

Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

(Cumartesi günleri Yahudilere, pazar günleri nasaraya verildiği gibi, Cuma günü, Müslümanlara verildi. Bugün, Müslümanlara hayır, bereket, iyilik vardır.) [Riyadun-nasıhin]

(Musa aleyhisselam dedi ki: Ya Rabbi! Bana cumartesi gününü verdin, Muhammed aleyhisselamın ümmetine hangi günü vereceksin? Onlara Cuma gününü vereceğim, buyuruldu. İlahi! Cuma gününün kıymeti ve sevabı ne kadardır diye sordu. Ey Musa! Cuma günü yapılan bir ibadete, cumartesi günü yapılan yüz bin ibadet sevabı vardır, buyuruldu. Bunun üzerine Musa aleyhisselam, ya Rabbi! Beni Muhammed aleyhisselamın ümmetinden eyle diye dua eyledi.) [Ey Oğul İlmihali]

Kur'an-ı kerimde Cuma gününü bildiren âyet-i kerimeyi getirince, Cebrail aleyhisselam dedi ki, ya Muhammed “aleyhissalatü vesselam”! Musa aleyhisselamın ümmeti eğer Cuma gününün kıymetini bilselerdi buzağıya tapmaktan, Yahudi olmaktan kurtulurlardı. İsa aleyhisselamın ümmeti de bilselerdi Hıristiyan olmaktan korunurlardı. (Ey Oğul İlmihali)

KİRAZIN FAYDALARI


Hamileliğimde 24. haftasındayım yani 6 ay bitiyor  ve canım yemekten çok sürekli meyve çeker oldu.Yemek yiyemiyorum hangi yemeği düşünsem afederseniz ama midem bulanıyor.Aslında işimede geliyor.Çünkü zaten kiloluyum belki az alırım diyorum ve gözümün önüde sürekli aşağıdaki gibi rengarenk mevsim meyveleri geliyor.İşin garip tarafı öyle mevsiminde olmayanlar değil tamda mevsiminde olanlar :))) yani eşime yazıkta olmuyor.


Gelelim bugün tabak tabak yediğim kirazın faydalarına:)))
· Kiraz fitokimyasallar açısından zengindir. Bunlar: anthocyanins (mevye ve sebzelerin rengini veren pigmentler; ki bunlar hücreleri zararlı kanserojen maddelere karşı koruyan antioksidan özellikleri sebebiyle kansere karşı seçenek oluşturabilirler). Aynı şekilde bir flavonoid olan quercetinki içinde hem anti-kanser bir oluşum, hem de anti-imflamotoral ve intihistaminik (alerji ve enfeksiyon önleyici) özellikler taşıyan bir antioksidandır.

· Kiraz hem kolesterolü hem de kan şekerini düşürmeye yardımcı olabilir.

· 100 gram kirazda, 17 bin miligram C vitamini bulunmaktadır. Her insanın günde 60-80 miligram C Vitamini alması gerekiyor.

· B1, B2, B5 vitaminleri, magnezyum ve kalsiyum da bulunmaktadır.

· Ürik asit ve ürat tuzlarının vücuttan atılmasını sağlayabilir. Bu nedenle romatizma ve gut hastalıkları, eklem kireçlenmesi ve damar sertliğinin tedavisinde kullanılabilir.

· Kabızlığı önlemede etkilidir.

· Kirazda bulunan kinik asit, böbreklerin taş ve kum yapmasını önleyebilir ve varsa zamanla dökülmesine yardımcı olabilir.

· Kandaki zararlı maddelerin vücuttan atılmasına yardımcı olabilir.

· Aşırı ilaç tüketimi ile karaciğerde oluşan yükün azaltılmasında yardımcı olabilir.

· Nikotinin vücuttan atılmasında yardımcı olur.

· İçerdiği meyve şekeri levüloz rahat sindirilebildiği için, şeker hastaları da kirazı yanında protein kaynağı besinlerle birlikte tüketebilir.

· A vitamininin önemli bir kaynağı olan karoteni içeren kiraz, göz problemlerinin önlenmesinde yardımcı olabilir.

· 20 kirazda 12 - 25 miligram arasında antosiyanin bulunmaktadır, bu da bir aspirinden on kat daha etkilidir.

· 30 gram kiraz sapını 1 litre suda 10 dakika kaynatarak hazırlayacağınız çay, böbrekleri çalıştırarak, diüretik (idrar söktürücü), kan ve idrar yolları temizleyicisi, safra akımını sağlayıcı, bağırsak düzenleyici etki gösterebilir.


ALINTI

BEN SANA ^''HAYAT^'' DEDİM SEVGİLİ





“ Ben sana hayat dedim / Kendini öldürmene izin veremem ..”

Beni mutsuz edemezsin. Başaramazsın bunu. Çünkü ben sana hayat dedim sevgili. Öldüremezsin bizi.Üzemezsin beni. Kendini öldürmeye yeltendikçe ben seni bende büyütmeye devam edeceğim. Sen devam et kendinin katilin olmaya. Sen yüzünü kapattıkça umuda ben seni sende doğurmaya devam edeceğim. İnatla, sabırla.Çünkü sen cansın bende ..Yüreğine darağacları kurmakta kendin kadar özgür, ben kadar rehinsin hayata. Durma kanat dudaklarını. Sonra da tuz bas üzerlerine. Ama başaramayacaksın beni hüzünlere gelin etmeye. Başaramayacaksın çünkü sen bana aitsin. Öldüremezsin beni. Üzemezsin sevgili..Çünkü sen köklerime hayat verdin. Sökemezsin beni senden. Atamazsın içimdeki seni. Şimdi devam et kaldığın yerden. Öldürmeye devam et kendini. Güya sadece kendini öldüreceksin..Hayır hayır. Sen bir kez öperken toprağı dudaklarından, ben sensizlikte bin kez ölümü prova ederim gözlerimde. Sana öldükçe çoğalırım ben, çoğaldıkça büyürüm sende..

İçinde yeşeren umut filizlerini köklerinden kopar. Kan revan olsun ellerinden. Yüreğinden sızsın karanlıkların. Adressizliğini fırlat yüzünü. Ama benden “ seninle “ yaşadığım hiçbir an`dan mutsuzum cümlesini duymayı bekleme. Çünkü ben sana “ umut dedim. Yüzünü sök yüzünden. Kov mutluluk sözcüklerini limanlarından. Mutlu olacaksan, ezik durmaktan övünç duyacaksan devam et. İçinde biriken tüm savaşlara başlamadan yenilgileri kabul et. Ama ben sende yaşarken “ beni “ mutsuz edemeyeceksin. Başaramayacaksın sevgili.Ben yaşarken ölmeyeceksin. Kendini öldürmene izin vermeyeceğim.


Ben bir masala “ kahraman “ olmak için gelmedim. Sana inat gitmeyeceğim. Sen “ kendinden “ uzaklaştıkça sana sen kadar yakınlacağım.Sen kendinden vazgeçtikçe ben “ sen “ olacağım.Hadi dur ölümün besmelesiz safına. Gir kimsizlik şehirlerin küfür kokan sokaklarına. Aydınlık yüzünü vur karanlığa. Uykusuzluğunu kemirsin içinde adım miktarı mutluluklar. Sana diyorum sevgili. Öle-mez-sin. Kendini öldürmene izin veremem. Sendeki “ seni “ öldürebilirsin lakin sendeki beni öldü-re-mez-sin..Çünkü ben sana hayat dedim..Çünkü ben sana umut dedim..

Şimdi bırak içindeki yavan sorguları/ savaşları. Yetmedi mi kendini asmaların ? Yetmedi mi kendini yerden yere vurmaların ? Çok fazla şey istemiyorum senden. Adımın kapladığı yer kadar mutlulukları kendine bağışla ne olur. İki dudağının boşluğuna birkaç umut cümlesini bırak. Hadi adından ötesini hiçlik bildiğim duraklarda ölmeme izin verme. İliştir beni aynalarındaki gülümseyen yanına. Bir uçurum boşluğu yüreğin. Sendelesen de düşme sakın. Düş-me..Düşersen de sol yanıma düşür sol yanını..Bir ölüm sessizliği hüznün. Üşüsen de ölme sakın. Öl-me. Öleceksen de beni de götür yanında. Tek kişilik mezara sığar değil mi yüreğimiz ?

Beni bu kadar mutlu etmişken
Başını eğe-mez-sin.
Seni “ sana “ bırakmıyorum..
Öle-mez-sin.
Bite-mez-sin..
Çünkü sen ben`sin..
Ben de sen...

Ne yaparsan yap..
Beni mutsuz edemezsin.
Ölümü daya dudaklarıma,
Karanlığı yama kıyılarıma.
Ama beni üze-mez-sin
Çünkü ben seninle mutluyum..
Sen yaşarken,
Beni mutsuz göremezsin..
Çünkü ben sana hayat dedim ..

İsmail Sarıgene.

ALLAH RAHMET EYLESİN



3 Gündür beklenen kara haber geldi. 28 işçiye ulaşmışlar henüz 2 kişi yok. Çok umutluydum çok.Bir kişinin anlatmasına göre hava alacak bir alan olabilirdi.Ama yokmuş.Hepsi vefat etmiş.Allah'ım hem beklemek çook zor hem haberi almak çok zor Allah sabır versin.Ne hayatlar yıkıldı ne evlatlar kaldı geride.Allah'ın taktiri deyip Allah'dan sabır dilemekten başka yapacak hiçbirşey yok.

AŞKIM O BENİM


Yaaaa ben bu yazıyı yazıyosam yine çok özlemişim demektir.Gün içinde telefon konuşmalarımız bile yetmiyor artık.Telefon dedim de eskiden anlamsız sözlerini duymak için can atardım şimdi ise anlamlı sözcükleri için .bugünkü diyoloğumuz aynen şöyle
-nasılsın kızım
-iyiyim anne sen
-iyiyim annecim seni çok özledim
-bende seni çok özledim anne
-oyunmu oynuyosun
-evet anne liylayla oynuyoruz
-tamam annecim çok öpüyorum
-bende annecim, acele etme anne tamam mı ( ne demek istediğini anlayamadım:))
-niye annecim
-sen acele etme
-peki annecim hadi hoşçakal
-hoşçakal anne
arkasından bi çığlıkkkk
-babanneee annem kapattıııı kapaaatttt

bütün gün yanında olmak için neler vermezdim.Geçen tv'da konuşuyorlar İkbal soyadını hatırlamıyorum şimdi. anlatıyo yavrusuyla geçirdiği zamanı konuğuda ne güzel diyor zaman ayırabiliyorsunuz İkbal hanımda diyoki evet diyo artık çok zaman ayırabiliyorum. Konuğa diyo ki bide zaman ayıramamak sizin seçiminiz .Kafamda kocaman bir ACABA çalışmak benim seçimimmi yoksa hayatın şartlarımı .Hala karar vermiş değilim .Acaba sadece eşimin maaşıyla geçinmek mi yoksa iki maaşla daha güzel ve daha iyi bir gelecek için çalışmak mı ? Ben katılmıyorum İkbal Hanım'a bu benim seçimim değil bende her anne gibi çocuğumun yanında olup akşama kadar onun her nazını çekip akşama kadar onunla olmak isterdim.
Amaaannn nerden nereye geldim neyse bugün aklımda hiç çalışmak yokkkk yarın tatil yaaa bugünden girdim moduna galiba dün tüm işlerimi halledip bugünde günlük işlerimi halledip şuan keyif yapıyorum:)))))

Kızım ilk defa güneş yaptı.Bu da tarihe geçsin:))))))
 Tabi ben fotoğraf  makinasını kapıp gelene kadar üstüne çizikler çizmiş bile:)) olsun buda güzel

İLK BLOG ÖDÜLÜM

Aman ne kadar önemli deyip bu nedir diyen vardır ama benim için çok önemli niye mi ? Biri sizi düşünüp sizi takip edip ve sizi içten bulup bu güzel şeyi sizinle paylaşıyor.Daha önemli ne olabilir ki . Tatlı Ayaz'ın tatlı annesi sevgili Burcu'dan aldım bu güzel hediyeyi .Çok teşekkür ederim.
Bu ödülü bloğumda yayınlayıp bende  10 arkadaşımı seçmem gerekiyormuş ayıramıyorum ki .Eğer kabul ederlerse buyrun blog arkadaşlarım

kızımla adaş Sude'nin annesine

Şanslıma

Sevimli Lal'ın annesine

Yakışıklı Erdem'in annesine

Rüya gibi tatlı Rüya'nın annesine

Sevgili Gülin'e

susamçörekotu arkadaşıma

yemeklerine bayıldığım aslıcığıma

annesinin gülüne

fatmama

güzel anne selma'ya

YİNE KAMPANYA:))

Bana çıkana kadar inatla devam edicem :))))))))) Ama bu bu şeyler benim olmalı çünkü harika ürünler var .Yine Gülinciğim sitesinde yayınlamış.Sizde katılmak isterseniz bir ziyaret edin bence ve livingnature sitesinde satın alabileceğiniz daha birçok şey var .

RİZE'DE PAZAR KAHVALTISI

Pazar günü iş yerimden arkadaşlar aradı hadi kahvaltıya diye.Hava o kadar güzel ki hemen tamam dedik.Kızım hafta içi pek dışarı çıkamadığı için bende böyle gezmelere yok diyemiyorum.Bir de arkadaşlarımla gerçekten çok keyif alıyorum.İş çıkışı tabelasının yanından geçiyorduk çok merak ediyordum.Adı Zümrüd_ü Anka Butik Otel .İncelemek isterseniz sitesi burda .Yalnız ben pek memnun kalmadım çünkü herşey eksik geldi .Gerçi çok özür dilediler kalabalıktan dolayı dediler ama ilk intiba kötü oldu.Manzara mükemmel eğer bir daha gidersem kahvaltıya değil kahve içmeye ve manzara seyretmeye giderim.Sizede bu şekilde tavsiye ederim.

CAN YÜCEL -BOŞVER BE YAŞI BAŞI



Boş ver be yaşı!

Gönlün ne kadar genç ondan haber ver?

Şöyle atıp koyu grileri-siyahları sabahtan

sarı bir kaşkol atabiliyor musun boynuna, ondan haber ver?

Koyma bir kenara yüreğini, aç kapılarını,

Gelene geçene yol verme girsin içeri diye,

Ama gömme başını toprağa bir çift güzel göz uğruna.

Bilirim yine yeşerecek bir çiçek bulursun bir dalda,

Ama aklını kaybedecek kadar bir aşk varsa avuçlarında,

bırak aksın yollarına.

Yağ geç, yık geç kimse, kimse inanmazsa inanmasın

sen inan yüreğine.

hem ona geçmezse kime geçer sözün?

Büyü büyü..

Bak ellerin ayakların kocaman,

aklında maşallah yerinde

E ne diye tutarsın yüreğini uçmasın diye.

Akıllı ol, yüreğin gelir peşinden

boş ver yaşı başı,

Aşk var mı aşk, ondan haber ver?

Takılmışın yüzündeki, gözündeki çizgilere

o çizgilerin yüreğine neler kazıdğını düşün,

Atmak mı istiyorsun kendini dereye soğuk bir kış günü.

Öl gitsin...

Parayı pulu savurup

bir balıkçı köyünde balık mı tutmak istediğin,

Savrul gitsin..

Boşver be yaşı başı,

kim tutar seni kim,

Kendi yüreğinden başka?

Aklını al da öyle git...

İster bir duvara, ister bir odaya, kıra, bayıra vur da git.

Dert etme ellerini, onlarda gelir seninle birlikte bırakmadıkça birine.

O biride gelir, gerçekten istediğin oysa,

Seveceksen ve öleceksen uğruna...

Yaşa be yaşa da öyle git, gireceksen toprağa.

Yaş 70'e gelse bile, hayat daha bitmemiş,

Sen mi biteceksin?

Çekeceksen bile bayrağı,

yaşadım ULAN DİBİNE KADAR diyemeyecek misin?

Can YÜCEL

KOCAELİ AĞAÇLARI KİTAP AÇTI.




15-23 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirilecek 2. Kitap Fuarı Kocaeli Büyükşehir Belediyesi çok güzel bir etkinlik hazırlamış.
2 km'lik yürüyüş yolunda bir bakıyosunuz tüm ağaçlarda yaklaşık 800 adet çeşitli yayınevine ait kitaplar asılı istediğinizi gidip alıp okuyosunuz.Bende orda olmak istiyorum .

Haberin detayları burda.

CUMA DUASI


Lailahe illallah Cuma’nın sebebiyle, Muhammedün Resullullah gerek yüzün gölgesiyle dünya ve ahiret muradımı ver.

Melekler duasıyla, Ya vedüdüm, entel maksudum, Kulhüvellahü ehad, bin bir kere ya samed, cennet kapılarını aç, benim günahımdan geç.

Benim günahım varsada senin gibi halikim var. Muhammed Aleyhisselam dostum var.

İlahi kabre vardığım gece lütfeyle, yalnız kaldığım gece bilmediğimi bildir. Kabrimi nur ile doldur. Kevser şarabına daldır, ulu cemalini göster.

Gece gündüz yalvarırım sana dünya ve ahiret muradımı ver bana.

Rabbim Allah, fikrim zikrullah, kalbimin nuru Resullullah, evvelim Allah, ahirim Allah, La ilahe illallah Muhammedün Resullullah.

Cuma gibi günümüz var. İslam gibi dinimiz var. Muhammed gibi şahımız var. Allah dedim, dostum dedim, 99 ismine mühür vurdum, üstüne.

Sırrım sübhanım Allah, derdim dermanım Allah, gafil kuluna gam düşmüş, yetiş imdadımıza ya Muhammed.

Kulhüvellahü ehad, bin bir kere ya samed, ya Allah, ya Muhammed umarız senden şefaat.

Lailahe illallahtır özüm, Muhammed Mustafadır sözüm, ihlas-ı şerif ile yıkadım yüzüm. Ayetele kürsü için sen kabul eyle sözüm.

Bugün Cuma günüdür. Dinim İslam dinidir. Dinimin İslam dini olduğuna, yetmiş binin nısfına, mühürledim üstüne.

Lailahe illallah üç muradım var, biri cennet, bir ırmak diyarını görmek. Aç cemalini göster diyarını.

Ya Resullullah! Aman yarabbi ya rabbena her halimiz malumdur sana, gece gündüz yalvarırım sana. Her zaman sana muhtacım, cemalini göster bana.

Cennetine davet et Allahım kabrimizde rahatlık, sıratta selamet, tatlı canımız sana emanet, son nefesimizde selametler ihsan eyle.

Kabir suallerimiz ahsan eyle, cennetinle cemalini cümleyle beraber bana da nasip eyle.

Lailahe illallah selalar duası için, Muhammedün Resullullah arşı ala gölgesi için hastalara şifa, dertlilere deva, borçlulara edalar ihsan eyle Ya Rabbim.

Elif Allah, Nur Muhammed tez selamet.

Ya Celil, etme zelil, gönder delil. İlahi Yarabbi hacetimi rahmet deryasını ulaştır, duaya açılan elleri icabete eriştir.

Allahım senden başka kimsemiz yoktur. Lailahe illallah arşı alaya Muhammedün Resullullah şükür Mevlaya.

Yarabbi yarabbena her halim malumdur sana, cenneti alada cemalini göster bana.

Lailahe illallah günahlarımız af eyle, Muhammedün Resullullah makamımı nur eyle.

İlahi Yarabbi son nefesimde kendime malik olmadığım zaman bu duamı sana emanet ederim.

Selatü selaya yolladım Mevlaya, sen cümlemizin muradını ver gelecek Cuma’ya.

Lailahe illallah ve cellehü edası ile, Rabbim muradımızı ver melekler duası ile.

Lailahe illallah kalbimizi karartma, rızkımızı azaltma, kabrimizi, daraltma, senden başka kapı aratma, muhannete muhtaç etme.

Lailahe illallah imanla sabır, Muhammedün Resullullah azapsız kabir.

Allahım beni af eyle, her derdimi def eyle, rızkımızı bol eyle, kabrimizi nur eyle, sual meleklerinin cevabını muktedir eyle.

Evvelim Allah, ahirim Allah, kalbimde beytullah Lailahe illallah Muhammedün Resullullah. “Eşhedü en lâ ilâhe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abduhû ve rasûlühü” diyerek çene kapatmak nasip eyle Yarabbi.

Allahım şeytanın şerrinden, kabirdeki yılanlardan, çıyanlardan, ölümün dehşetinden, kabirin azabından, sıratın zulmetinden muhafaza eyle Allahım.

Ölümün hayırlısını, üç ayların birisini, Yasinin yarısını okurken ölmeyi nasip eyle Yarabbi.

Amin.

BENİ ANLATMIŞ


Kızıma mektup...


Sevgili kızım güzel arkadaşım...

Sana yazmaya başladığım şu dakikalarda pek sevdiğim bir şarkı sözlerini dinliyorum. Senin de çok sevdiğin Yaşar söylüyor;

"Bütün bu olanlardan

Bütün bu yaşananlardan

öğrendiğim bir şey varsa; sabır...

Sıkıldığın zamanlarda beni düşün dağılır" diyor...

Geçen sabah seni yatakta öperken "Canım sıkılınca seni düşünüyorum dağılıyor" dediğimde gözlerini kocaman kocaman açıp önce teşekkür ettin sonra da "Dağılmak ne demek anne" diye sordun. Topuğunu ısırdım kahkaha atarken... Ve anlatmaya çalıştım sana "dağılmak" ne demek... Saçların dağılır oyuncakların odan dağılır bulutlar dağılır...

Ama aslında bir gün çok yıllar sonra belki de genç kızlığa adım atığın yıllarda okuyacağını düşünerek dağılmanın başka bir anlamından söz etmek istiyorum sana bugün...

Güzel kızım

Umarım mutlu bir ömrün olur... Ama biliyorum ki o ömrün bir yerinde bir sebepten dolayı bir daha toplanamayacak kadar dağıldığını düşündüğün anlar olacak...

Başarısızlıklar yapacak sana bunu en çok. Aşkta sokakta seçimlerinde işinde yanıldığını fark ettiğinde başarısız hissedeceksin kendini.

Değersiz bulacaksın aynadaki suretini. Anlamını arayacaksın yaşadıklarının...

"Bir sebebi olmalı diyeceksin..."

Hiçbir felaket tek başına gelmediği için üst üste gelen darbeler dağıtacak seni...

Her bir parçanın nerede olduğunu anlayamayacak kadar ağır da geçebilir mutsuzlukların. Ama sakın "bundan daha çok üzülmem" deme... Hayat o kadar çok deneyecek ki seni her defasında nasıl olup da bunca şaşırabildiğine şaşıracaksın.

Bugün sahip olduğum ne varsa ağır bedeller ödedim hepsi için. Buna o vahşi yaşam sevincim de dahil. Hâlâ o kadar sınanmakta ki bazen yorgun düşüp sana bırakacak kadar mucize kalacak mı içimde diye düşünmekteyim. İşte öyle anlarda yani "Eyvah dağılıyorum" dediğim anlarda seni düşünüyorum...

Sen öyle bir topluyorsun ki beni bütün sıkıntım dağılıyor...

Yaşam gücü oluyorsun bana...

Sen benim yaşıma geldiğinde "annemler gençken pek severmiş" diyeceğin bir film olacak adı "Cesur Yürek" (Benim annem de Spartacus'ü severdi.)

Senin için yaptığım arşivde umarım bulabilirsin...

O filmdeki kahramanın kıyasıya dövüştüğü savaşçının miğferini çıkardığı bir an vardır. Miğfer çıktığında kahramanın yüzündeki şaşkınlık ve hayal kırıklığı o sahneyi her düşündüğümde bir yumruk yapar kalbimi. Çünkü uğruna savaştığını sandığı kan kardeşidir onu öldürmek isteyen...

İşte ihanet budur bebeğim..

Bu öyle bir dağıtır ki insanı bir daha asla tek parça olamayacağını düşünürsün...

Uğruna savaştıklarının aslında seni öldürmek isteyen olduğunu anladığında sakın sakın intikam almaya kalkma... Sen pis oyunlara girme...

Pislenme...

Çekil oradan hemen; zor biliyorum ama kesip at kanayan yerini. Bir kere yüreğini kirletenden dost olmaz insana.

Ve yaralı da olsa yerdeki bir daha arkana bakma; hain ölürken de haindir! Ve o hain kendini adadığın halkının içinden de yatağından da yoldaşlarının arasından da çıkabilir şaşırma!

Bebeğim;

Biliyorum benden duymaya alışık olmadığın kadar karanlık bu mektubumdaki kelimelerim. Ama karanlığın içindeki ışıktı aradığımız bu yüzden yürüdük hayatın üzerine...

Sana "Büyüyünce ne olmak istiyorsun?" diye sorduğumuzda hep "anne olmak" istediğini söylüyorsun. Ben de sana "anneliğin bir meslek olmadığını" söylüyorum. "Bir iş yaparsın ve istersen anne de olursun" diyorum ama sen sadece anne olmak isteğinde inat ediyorsun. Bu konudaki tatlı fikrinin olgunlaşması için büyümeni bekliyorum.

Bu anneler gününde sen dörtbuçuk yaşındasın bense otuzbeşbuçuk...

Senin doğumuna dek ne kadar deli esiyorsa kafamdaki rüzgar sen doğduktan sonra da hız kesmedi hiç. Senin güçlü ayaklarının üzerine basan ne istediğini bilen gururlu anlamlı kavgaların ve annen kadar deli rüzgarların kadını olmanı dilerim.

Hepsinden önemlisi; kutsal annelik oyununa gelmemeni isterim.

Doğurduğun çocuk senin yaşam gücün ve zenginliğin olsun; kimliğinin sebebi açamadığın kapıların anahtarı arsızlıkların maskesi değil...

Velhasıl benim güzel meleğim

"Bütün bu olanlardan

Bütün bu yaşananlardan

öğrendiğim bir şey varsa sabır

Sıkıldığın zamanlarda beni düşün dağılır."

Seni seviyorum...

İCLAL AYDIN

LAMİNAT PARKE VE BEYAZ YAĞLI BOYA


Yeni taşındım ev eski olduğu için malum kapılarıda eski bizde tabi beyaz yağlı boya ile boyamıştık ama boya bazı yerlere damlamış ben sonradan farkettim.Tiner denedim vs. herşeyi denedim ,internetten araştırdım hiçbir çare bulamadım. Hatta bir sitede ''ne yazık ki üzgünüz parkenizi değiştirmeniz gerekiyor hiçbir çözüm yolu yok'' dendi .Taaaaaaki annem gelene kadar annem Kırıkkaledeki parkecisinden öğrenmiş '' Asetonla temizleyin'' demiş. Gerçekten çıktı çok şaşırdım.Dökülen yerlerde birtane iz kalmadı .EEE banada bunu yazmak kaldı .Belki biri bu duruma düşerde bir çözüm olsun diye .

Sevgiler.

KAKTÜS


Babişimin hediyesi, iki tane almış bana. Birini eve bıraktım birini iş yerime getirdim.Babamın deyimine göre radyasyonu engelliyormuş bende şöyle bir araştırma yapayım dedim ama hem var diyen var hem yok diyen .Bende en sonunda karar verdim radyasyon engelleyici özelliği olsada olmasada hem çok güzel bir görüntüsü var hemde babişimin hediyesi olduğu için  bir de içimden diyorum ki ya yararı varsa hamile biri olarak ve bütün gün bilgisayar başında geçiren biri olarak ben yinede hemen yanı başıma koyuverdim.

Birde bununla ilgili bir haber

BILDIRCIN YUMURTASI/HARNUP PEKMEZİ


Kızıma 2 günde bir olsa da bu yumurtayı kesin kahvaltısına ekliyorum ve çok faydalı olduğuna inanıyorum. O yüzden sizlede paylaşmak istedim.

1-Öksürük,astım,bronşit,nefes darlığı,mide,karaciğer ve göğüs hastalıklarının tedavisinde.


2-Çocukların gelişiminde ve iştahlarının artırılmasında,

3-Hastaların, ameliyat sonrasında çabuk şifa bulmalarında,

4-Kansızlık ve anemi tedavisinde,

5-İnsan bedenini gençleştirici, kuvvetlendirici ve yüksek derecede afrodizyak etkilidir.

6-Yüksek enerjili ve proteinlidir.

7-Vitamin ve mineral değeri yüksektir.

100 gr tavuk yumurtası ile 100 gr bıldırcın yumurtası karşılaştırıldığında

Fosfor.... 5 kat daha fazla

Demir...... 7-8 kat daha fazla

B1Vitamini.... 6 kat daha fazla

B6 Vitamini .... 15 kat daha fazla

Not: Tavuk yumurtasının kullanıldığı her yerde ve şekilde kullanılabilir.

                                                        KEÇİBOYNUZU PEKMEZİ /HARNUP


Ben çok faydasını gördüm kızıma günde 2 kaşık veriyorum.

*Kalsiyum bakımından çok zengindir (sütün 3 katı)


* İçindeki E vitamini sayesinde; öksürüğe, gribe, kemik erimesine ve kansızlığa iyi gelir.

* Balgam söktürür, göğsü yumuşatır, bronşları açar, sigara tiryakileri için faydalıdır ve nefes darlığına oldukça etkilidir.(Alerjik nefes darlığı çekenlere ısrarla keçiboynuzu pekmezi tavsiye edilir.)

* Yüksek ham selüloz etkisi ile bağırsak rahatsızlıklarına ve gastrite etkilidir. Mide ve bağırsak gazlarını dışarı atarak mide şişkinliğini giderir Bağırsak kurdu, tenya, solucan gibi bağırsak parazitlerini temizler. Mideye kuvvet verir.

* Yüksek mineral ve vitamin içeriği ile de diş ve diş etleri üzerinde çok olumlu etkileri vardır.

* Yüksek doğal şekerler, zengin mineraller (özellikle çinko) ve vitaminler (A , B , B2, B3, D) içeriği dolayısıyla doğal güç ve besin kaynağıdır.

* Yüksek sodyum ve potasyum içeriği sayesinde tansiyon, karaciğer ve akciğer üzerine çok yararlı etkileri bulunmaktadır. Kanın zehirli maddelerini temizler.

* İnsanlığın korkulu rüyası akciğer kanserini % 90 oranında önleme gücüne sahiptir.

* Kalbe faydalıdır, kalp çarpıntısını önler

* İnsan vücuduna giren radyasyonu dışarı atar.