YENİ DOĞAN etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
YENİ DOĞAN etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

EMZİREN ANNELERE ÖRNEK BESLENME PROGRAMI

SABAH:
1 SU BARDAĞI DİYET SÜT
1 DİLİM PEYNİR
1 ADET HAŞLANMIŞ YUMURTA
3-5 ADET ZEYTİN
BOL DOMATES,SALATALIK VS..
ARA:
1 PORSİYON MEYVE
1 BARDAK AYRAN
ÖĞLE:
1 PORSİYON SEBZE YEMEĞİ
200 GR DİYET YOĞURT
SALATA
1 İNCE DİLİM KEPEK EKMEĞİ
ARA:
1 PORSİYON MEYVE
1 SU BARDAĞI DİYET SÜT
AKŞAM:
200 GR IZGARA ET
1 KASE ÇORBA
SALATA
1 İNCE DİLİM KEPEK EKMEĞİ
2 SAAT SONRA 1 PORSİYON MEYVE

ÇOCUKLARDA DEMİR EKSİKLİĞİ

Çocuklarda Demir Eksikliği Nasıl Anlaşılır
Çocuklarda kansızlık ( anemi ) nedenleri arasında, demir eksikliği başta gelir. Kanda oksijen taşıyıcı hemoglobinin yapımı için gerekli olan demir gıdalarla yeterince alınmamazsa, vücut tarafından emilemezse, kan kaybı olursa veya demir ihtiyacı artmışsa ' Demir Eksikliği Anemisi ' gelişir. Özellikle bebekler ve ergenlik dönemindeki kızlarda risk daha yüksektir

Demir Eksikliğinin Nedeni Nedir?
Bebeklerde en sık neden anne sütünün yeterince verilmemesi, inek sütüne erken başlanması, ek gıdaya geçiş döneminde de bebeğin demirden zengin gıdaları ( kırmızı et, yumurta sarısı, tavuk, balık, kuru baklagiller, pekmez gibi ) yeterince alamamasıdır. Anne sütünün içerdiği demir vücut tarafından iyi emilmektedir. İlk 6 ay sadece anne sütü alan bebekler, 6 aydan sonra uygun ek gıdaların başlanması ve inek sütünün 1 yaşa kadar verilmemesiyle demir eksikliğinden korunacaklardır. Ayrıca, bitkisel gıdalardaki demirin çok iyi emilmediğinin, C vitaminin demir emilimini olumlu, çayın olumsuz etkilediğinin de göz önünde tutulması gereklidir. Bu nedenle, kahvaltıda yumurtanın yanında portakal suyu veya domates iyi bir seçim olacaktır. Toplumumuzda çoğumuzun tiryakisi olduğumuz çayın ise, bebek ve çocuklara içirilmemesi gerekmektedir.

Belirtiler Nelerdir?
-Soluk renkte cilt
-Halsizlik, huzursuzluk, iştahsızlık
-Büyümede yavaşlama Gelişim basamaklarında geri kalma
-Çabuk yorulma
-Toprak, kağıt yeme
-Davranış bozuklukları
-Sık enfeksiyon geçirme
-Katılma nöbetleri
-Dikkatini toplayamama
-Öğrenme güçlüğü, okulda başarısızlık görülebilir.

Nasıl Anlaşılır?
Bebeğin anneden aldığı demir depolarının azalmaya başladığı 6-9 ay arası dönemde yapılacak bir kan testi ile tanı konur, uygun tedavi başlanır. Eğer, düşüklük görülmezse bebek koruyucu demir tedavisine alınır.

Nasıl Önlenir?
-Anne gebelik süresince demirden zengin beslenmeli, doktorun önereceği demir takviyesini kullanmalı
-Bebek ilk 6 ay sadece anne sütü ile beslenmeli Mamayla besleniyorsa, verilen mamanın demir içeren bir mama olması sağlanmalı İnek sütü 1 yaş dolmadan başlanmamalı 1 yaştan sonra da, günlük inek sütü tüketimi yarım litreyi aşmamalı (İnek sütünün fazlası hem tokluk hissi yaratarak demirden zengin gıdaların alınmasına engel olur, hem de barsaktan gizli kanamalara yol açarak demir eksikliğine yol

ANNE SÜTÜNÜ ARTTIRAN BESİNLER

SÜTÜ AZ OLUPTA BEBEĞİNE SÜT VEREMEYEN ANNELERİN KALBİNİN ACISINI ANCAK BU SIKINTIYI YAŞAYAN ANNELER ANLAR.BİRÇOK YAZI VAR BUNUN HAKKINDA .ZAMANINDA BENİMDE BU KONUDA DENEMEDİĞİM ŞEY KALMAMIŞTI .ANNE SÜTÜNÜ ARTTIRAN BİRKAÇ BESİNİ BURAYA EKLEDİM. YARDIMCINIZ OLUR İNŞALLAH.DOKTORLAR İLK OLARAK HERŞEYİN BEYİNDE BİTTİĞİNİ KENDİNİZİ BUNA MOTİVE ETMENİZ VE STRESLİ ORTAMLARDAN UZAK DURMANIZ GEREKTİĞİ KONUSUNDA ISRARCILAR BENDEN DEMESİ....

BESİNLER
-Marul
-Tahin helvası
-İncir
-Beyaz dut
-Beyaz üzüm
-Dereotu
-Su
-Isırgan otu
-Rezene
-Pekmez
-Soğan
-Tarhana çorbası

SİZİNDE EKLEMEK İSTEDİĞİNİZ BESİNLER VARSA (DENEDİĞİNİZ VE SONUÇ ALDIĞINIZ )SİZLERDE PAYLAŞABİLİRSİNİZ....

EMZİREN ANNELERE BİRKAÇ ÖNERİ

Kendinizi psikolojik olarak emzirmeye hazırlamak, ayrıca emzirme eğitimi ile birlikte meme başının süt vermeye hazır hale getirilmesi için gerekli egzersizleri öğrenmek ve uygulamak için doğumdan önce mutlaka bir çocuk hekimine gitmelisiniz.

Sütünüzün gelmesini beklemeden ve kesinlikle şekerli su vermeden, bebeğinizi doğar doğmaz ilk yarım saat içinde mutlaka emzirmelisiniz.

Doğduğu andan itibaren istedikçe emzirilmelidir. Yenidoğan bebekler genellikle 8-10 öğün emmek isterler. Öğün sayısı daha sonra giderek azalır. Sık emzirme bol süt gelmesini sağladığı gibi, göğüslerin şişmesini ve acımasını da önler.

Emzirmeden önce veya sonra ticari mama, inek sütü ya da başka gıdaların verilmesi, bebeğin aldığı süt miktarını azaltır. Bu durum da daha az süt gelmesine neden olur. Bu tür ek gıdalara, bebek 4-6 aylık olmadan başlamamak gereklidir.

Başkaca sıvılar vermek için biberon kullanılmamalıdır, bebeğin meme emmesini tümüyle kesebilir. Biberonun gerektirdiği emme şekli meme emilmesinden daha farklı ve kolay olduğu için biberonu tercih etmelerine neden olabilir.

Anne bebeğini emzirdiği dönemde kendi beslenmesine de özel bir önem göstermelidir. Emziren anne, günde en az iki litre sıvı, en az iki bardak süt içmeli veya yoğurt ve peynir gibi süt ürünlerini yemelidir.

Protein gereksinimini karşılamak için kuru fasulye, nohut, mercimek gibi kuru baklagiller, et, tavuk, balık gibi yiyeceklerden her öğünde yemelidir.

Bol bol sebze ve meyve ihmal edilmemelidir.

Ayrıca sütünün az geldiği düşüncesinde olan annelerin şekerli gıdalardan (pekmez, bal, reçel gibi) daha fazla tüketmesi tıbben tam kanıtlanmış olmamakla birlikte faydalı olacaktır.

Emziren annenin ruhsal yönden desteklenmesi, huzurlu bir ortam sağlanması ve mutlu edilmesi de son derecede önemlidir.

Her emzirmede, bir önceki beslenmede en son verilmiş memeden başlanmalıdır.

Bebeğin emme gücüne bağlı olmakla birlikte her emzirme yaklaşık 20-30 dakika sürmelidir.

Çünkü bazı bebekler uykulu iken daha rahat emzirilirler.Diğer besinler bebeğe,biberonl(su vb)

Yalancı meme kullanılmamalıdır.Biberon ve yalancı meme,bebeğin anne memesini tutmasını güçleştirebilir.

Bebek süt gelmeyen memeden emmeyi reddediyorsa,meme emerken bebeğe ağzının kenarından damlalıkla süt verilerek memede kalması sağlanmalıdır.

Anne sütünün arttırılması için annenin sabretmesi ve çaba göstermesi çok önemlidir.Anne sütünün artması için gereken süre çok değişkendir.Eğer bebek anneyi sürekli emerse ve diğer ek gıdalar biberon yerine damlalıkla verilmeye devam edilirse sütün arttırılması birkaç gün içinde gerçekleşir.

Anne bebeğini düzenli olarak emzirmeli emziremediği durumlarda mutlaka sütünü düzenli olarak üç saatte bir sağmalıdır

BEBEKLERE 1 YAŞINA KADAR VERİLMEMESİ GEREKEN GIDALAR

* Bal, birçok çiçek tozundan oluştuğu için yüksek dozlu bir alerjendir. İçindeki alerjik maddeler yetişkinler için önemli değilken, bebeklerde tehlikeli sonuçlar doğurabilir.
* Yumurtanın beyaz kısmı, protein yapısı nedeniyle yüksek alerjik özelliğe sahiptir. Alerjisi olmayan bebeklere 9 aylıktan sonra çok az miktarlarda başlanarak denenebilir.
* İnek sütü de alerji riski taşır. 1 yaşına kadar direkt içirilmemelidir ama evde yoğurt mayalarken rahatlıkla kullanılabilir. Yoğurt haline geldikten sonra inek sütünün protein yapısı değiştiği için zararlı etkileri ortadan kalkar. Yoğurt çok faydalı bir protein kaynağıdır, 6. aydan sonra bebeklere her gün yedirilmelidir.İnek sütü ayrıca bebeklerde demir eksikliğine ve kabızlığa neden olabilir. 1 yaşından sonra inek sütü verilebilir, bu dönemde günlük en fazla 500ml (2 su bardağı) tüketilebilir.
*Karaciğer haricinde tüm sakatatlar, özellikle beyin virüs taşıma ihtimali nedeniyle bebeklere hiçbir zaman verilmemelidir.Kafein içeren kahve, kakao, çikolata gibi besinler. Kafein bebeği sinirli yapabildiği gibi kalsiyum ve diğer besleyici maddelerin emilimini de engeller.
*Çay hiç besleyici değeri olmadığı gibi çocuklarda kansızlık yapabilir. Çocuk beslenmesinde hiç yeri yoktur, 1 yaşından sonrada verilmemelidir.
*Tütsülenmiş balıklar (somon veya alabalık) tazeliklerini korumak için genellikle nitratlarla işlem görmeleri nedeniyle zararlıdır.
*Tatlandırıcı içeren (sakarin, aspartam vs.) her türlü hazır gıda, doğal olmayan meyve suları, hazır puding 1 yaşına kadar kullanılmamalıdır.
*Salam, sosis ve sucuk gibi işlemden geçirilmiş etler, konserveler de 1 yaşından önce verilmemelidir. Bu tip gıdaların içeriğinde kimyasal maddeler bulunmasının yanı sıra yağ ve kolesterol yönünden zengin olmaları zararlı olabilir, bazen de granül hale getirilmiş kemik içerirler.

ÇOCUKLARDA AŞI TAKVİMİ

14Mar2009
Bebek doğduğunda: Hepatit B 1. Doz
1. Ay: Hepatit B 2. Doz
2. Ay: 5′li karma aşı (Difteri-Tetanoz- asellüler Boğmaca-Inaktive Çocuk felci-HIB) 1. Doz
2. Ay: Verem Aşısı 1. Doz
2. Ay: Konjuge Pnömokok Aşısı 1. Doz
4. Ay: 5′li karma aşı (Difteri-Tetanoz- asellüler Boğmaca-Inaktive Çocuk felci-HIB) 2. Doz
4. Ay: Konjuge Pnömokok Aşısı 2. Doz
6. Ay: Hepatit B 3. Doz
6. Ay: 5′li karma aşı (Difteri-Tetanoz- asellüler Boğmaca-Inaktive Çocuk felci-HIB) 3. Doz
6. Ay: Konjuge Pnömokok Aşısı 3. Doz
6. Ay: Oral Polio Aşısı 1. Doz
12. Ay: 3′lü karma aşı (Kızamık, Kızamıkçık, Kabakulak) + Hepatit A aşısı 1. Doz
12. Ay: Konjuge Pnömokok Aşısı (Rapel) Pekiştirme Dozu
18. Ay: 5′li karma aşı (Difteri-Tetanoz- asellüler Boğmaca-Inaktive Çocuk felci-HIB) (Rapel) Pekiştirme Dozu
18. Ay: Oral Polio Aşısı 2. Doz
7 Yaş: 3′lü karma aşı (Kızamık, Kızamıkçık, Kabakulak) + Hepatit A aşısı (Rapel) Pekiştirme Dozu
7 Yaş: Oral Polio Aşısı 3. Doz
7 Yaş: Erişkin Tipi Difteri-Tetanoz aşısı 1. Doz
15 Yaş: Erişkin Tipi Difteri-Tetanoz aşısı 2. Doz

CANLARIMIZIN CANINI ACITAN SÜT DİŞLERR



DİŞLER NE ZAMAN ÇIKAR?
Ortalama olarak ilk diş 7. ay ortalarında belirir.Ancak bazan ilk diş üçüncü ayda erkenden ortaya çıkarken, bazan da on ikinci ay, hatta sonrasına sarkabilir. Dişlerin çıkışı genellikle kalıtsal düzene uyar, yani sizin veya eşinizin dişleri erkenden çıkmışsa bebeğinizde de aynı şekilde olması olasıdır.
DİŞLER ÇIKARKEN NELER OLUR?
Diş çıkarma belirtileri dişlerin kendisinden iki-üç ay önce ortaya çıkabilir. Bu semptomlar çocuktan çocuğa değişir ve aslında bunların neler oldukları ve ne kadar ağrı verdikleri konusundaki görüşler de doktordan doktora değişmektedir. Ancak genellikle diş çıkaran bir bebeğin şu tecrübeleri yaşayabileceği kabul edilmektedir :
Salya Akıtmak : Birçok bebek iki buçuk-üç aylıktan başlayarak salya akıtır.Diş çıkarma bunu bazı bebeklerde diğerlerine göre daha çok arttırmaktadır.
Çene ya da yüzde kızarıklık : Bol salya akıtan bir bebekte ,çenede ve ağız çevresinde sürekli salya temasının yarattığı tahrişe bağlı olarak deride kızarıklık ya da çatlakların oluşması şaşırtıcı değildir. Bunu önlemek için gün boyunca periyodik olarak salyayı nazikçe silin ,bebeğiniz uyurken akan salyayı emmesi için de yatak çarşafının altına bir havlu koyun. Deride kuruma belirdiğinde yumuşak bir deri kremi ile o bölgeyi sürekli nemli tutun.
Hafif öksürük : Aşırı salya bebeğin zaman zaman tıkanmasına ve öksürmesine yol açabilir. Bebeğiniz soğuk algınlığı ,nezle ya da allerji belirtileri göstermiyorsa bunda endişelenecek bir durum yoktur. Bebeklerin dikkat çekmek ya da ses repertuarlarını zenginleştirmek için öksürüğü sürdürmeleri sık görülen bir durumdur.
Isırma : Bu durumda bir ısırık düşmanlık belirtisi değildir. Diş çıkaran bir bebek eline geçen her şeyi - bu kendi eli ,annesinin memesi ,yabancı birinin parmağı olabilir - ağzına sokarak dişetlerini rahatlatmaya çalışır.
Ağrı : Çıkmakta olan bir dişin baskısı altında dişetinde enflamasyon gelişir. Bu durum bazı bebeklerde dayanılmaz ağrılara yol açarken bazılarında hiç sorun oluşturmayabilir. İlk diş ve azı dişleri çıkarken en fazla sıkıntı yaratan dişlerdir.
Huzursuzluk : Enflamasyon arttıkça ve keskin diş yüzeye yaklaştıkça bebeğin dişetindeki ağrı sürekli bir hal alabilir. Kronik ağrısı olan herkes gibi sıkıntılı olabilir ve kendi normal halinden uzaklaşabilir. Bu huzursuzluk bazan haftalar boyunca sürebilir.
Beslenmeyi reddetme : Diş çıkarmakta olan bir bebek beslenmeyi reddedebilir. Katı yiyeceklere başlamış olan bir bebek bir süreliğine bu yiyeceklere karşı olan ilgisini yitirebilir. Ancak bu sizi endişelendirmemelidir. Çünkü bebeğiniz sıvı gıdalardan da gerekli besinleri alır ve dişi çıktıktan sonra iştahı yerine gelecektir.
İshal : Bunun diş çıkarma ile olan ilgisi çok şüphelidir. Bazı anneler her diş çıkardığında bebeklerinin ishal olduğunu söylerler. Bazı doktorlar büyük olasılıkla artmış tükrük salgısı nedeniyle diş çıkarmayla barsak hareketleri arasında bir bağıntı olduğunu düşünürler. Bazı doktorlar ise böyle bir bağıntının olduğunu kabul etmek istemezler ; belki de annelerin her ishali diş çıkarmaya bağlayarak önemli gastointestinal bozuklukların göz ardı edilebileceğinden çekindikleri için böyle davranırlar. Diş çıkardığı dönemde bebeğinizin dışkısının sulu olabileceğini bilin , ama iki dışkılamadan daha uzun süren ishali mutlaka doktorunuza bildirin.
Ateş : Ateş de tıpkı ishal gibi doktorların diş çıkarmayla bağıntılı olduğu konusunda tereddütle yaklaştıkları bir belirtidir. Dişetlerindeki enflamasyon nedeniyle 38 C'nin altındaki bir ateş diş çıkarmaya eşlik edebilir. Yine de bebeğinizin ateşi varsa diğer zamanlarda ne yapıyorsanız öyle davranın ve iki günde azalmazsa doktorunuza haber verin.
Uykusuzluk : Gece boyunca deliksiz uyuyan bebekler bile diş çıkarırken gece uyanmaya başlayabilir. Bu durumda hemen onu beslemeye çalışmayın. Bunun yerine kendi kendine tekrar uyumasını sağlayın.Gece uyanma da diğer problemlerde olduğu gibi ilk diş ve azı dişleri çıkarken daha fazla görülür.
Dişeti hematomu : Bazan çıkan bir diş dişetinde kanamaya neden olabilir , bu da mavimtrak bir leke olarak görülür. Bu hematomlar için endişelenmeye gerek yoktur ve tıbbi girişim gerektirmeden kendiliklerinden düzelirler. Soğuk kompres acıyı azaltıp iyileşmeyi hızlandırabilir.
Kulak çekiştirme , yanak kaşıma : Dişetlerindeki ağrı sinir yolları boyunca kulak ve yanağa yansıyabilir. Bebeklerin kulak enfeksiyonu olduğunda da kulaklarını çekiştirdiklerini unutmamak gerekir. Bebeğiniz diş çıkarsa bile kulak enfeksiyonundan kuşkulanıyorsanız doktorunuza danışın.

DİŞ ÇIKARKEN NELER YAPMALI?
Onlarca denenmiş tedavi yöntemi vardır. Bazıları işe yarar , bazıları yaramaz. Aşağıdakilerden bazılarını siz de deneyebilirsiniz :
Çiğneyecek bir şeyler vermek : Burada besin değerinden çok dişetlerindeki basıncı rahatlatmak amaçlanmaktadır. Bu nedenle de çiğnenen şey soğuk olursa yararı artar. Dondurulmuş çörek , soğuk bir muz , veya havuç , bir tülbente sarılmış buz parçası , lastik bir diş halkası. Bebeğinize çiğnemesi için ne verirseniz verin mutlaka yanında bulunun ve oturur pozisyonda olmasını sağlayın.
Dişlerini kaşıyabileceği şeyler : Bazı bebekler başlangıçtaki acı nedeniyle itiraz edebilir. Fakat bir süre sonra acı yerini rahatlamaya bırakır.
Soğuk içecekler : Bebeğinize bir biberon soğuk su verin. Biberonu reddederse bardakla vermeye çalışın. Bu sayede bebeğinizin su ihtiyacını da karşılamış olur ve ishal veya artmış salyayla kaybettiği sıvıyı yerine koyarsınız.
Soğuk yiyecekler : Buzdolabında soğutulmuş şeftali püresi, elma püresi, yoğurt, bebeğinize oda ısısındaki yiyeceklerden daha çekici gelebilir.
Ağrıyı azaltacak bir şeyler : Başka hiç bir şey işe yaramazsa parasetamol işinizi kolaylaştıracaktır. Doz ayarlaması için doktorunuza danışın. Doktorunuz önermediği sürece bebeğinizin dişetlerine başka bir şey sürmeyin. Bunun içine alkollü içecekler de dahildir.
Dr.Sıtkı EVRENKAYA
Kızım ilk dişlerini 3,5 aylıkken çıkardı bizim için çok zor bir süreç değildi hatta çok seviniyordum Emmediği için .Bu yüzdende besinlere çok kolay geçiş yaptım..21 aylık ama tüm dişlerini çıkardı sanıyordum.Dün farkettim sürekli elleri ağzındaydı ve birkaç gündürde huzursuz ben aslında yine boğazları zannettim ağzına bir baktım ki en arkadaki diş etleri bembeyaz olmuş.Bir araştırma yapayım dedim araştırma yaparkende bu yazıyı kendi adıma çok açıklayıcı buldum sizlerlede paylaşmak istedim.

DOĞUM ÇANTASINDA OLMASI GEREKENLER

Doğum yapacağınız hastane ile görüşmeli sizin ve bebeğiniz için temin edecekleri şeyleri öğrenmelisiniz. Böylece çantanızı gereksiz, kullanmayacağınız eşyalarla doldurmuş olmazsınız.Tabi bide hangi mevsimde doğum yaptığınızda önemli ...

Anne için...
2 adet gecelik (önü açılanlardan olsun)
1 adet pijama 1 adet sabahlık
Altı kaymayan terlik (ben hemşire terliklerinden almıştım)
2 adet çorap
3-4 adet kilot
1-2 adet atlet
2 adet emzirme sütyeni (yani normalde olabilir)
Hırka ya da şal
Koyu renk havlu - bir de banyo yapmanız gerekirse diye bir havlu
Hijyenik ped ,Göğüs pedi
Göğüs ucu için krem, Göğüs pompasi (yine her ihtimale karşı)
Tarak ,Diş macunu-diş fırçası,Şampuan, Sabun,Toka, parfüm, makyaj malzemeleri
Taç ya da kırmızı kurdale -ben fiyonklu taçlardan almıştım
Fotoğraf makinesi veya kamera ,Telefonlar ve şarj aletleri ,Yedek piller ,Kolonya, ıslak mendil Kağıt havlu
Çikolata (çikolataları aldım pembe bebek figürlü idi süslerini kendim yaptım ama o telaşta fotoğraflarını çekmeyi unutmuşum :( )

Bebek için...
3 tane badi (Mevsime göre kısa veya uzun kollu)
2 tane hastane çıkışı -ben bir takımda pijama koymuştum.
2 tane çorap
2 tane ağız mendili
2 tane pijama altı
2 tane şapka ve eldiven
Yelek ve hırka
Battaniye
3-4 tane bebek bezi
Araba koltuğu/ana kucağı veya portbebe-portbebe bana göre daha kullanışlı
Havlu
Saç fırçası,Burun temizleme aspiratörü, Biberon (her ihtimal düşünülmeli).hatta göğüs pompası
Sizinde eklemek istedikleriniz varsa beklerim...

BEBEKTE GAZ SANCILARI

Kızımda da ilk 3 ay kolik oluştu ve neden bu kadar rahatsız olduğunu anlayamamıştım.Tabi internette ve dergilerde KOLİK yazılarını görene kadar.Bitki çaylarını kullandım ama pek bir fayda göremedim.Ben ithal bir ilaç kullandım.O ilacı vermeye başladıktan sonra yavrumun ağlama nöbetleri bitti.Ben şanslıydım 3 ay biter bitmez sancılarda bitti ve ailecek rahatladık tabi....:)

Bebeklerde Sık Görülen Sorun... Gaz SancılarıBebekler için üretilmiş doğal bitki çayları ile çözüm...Gaz sancısı (kolik), bebeklerde sıkça görülen bir problemdir. Ufak bir problem gibi gözükse de hem bebek hem de çevresindekiler için başetmesi zor bir durumdur. Özellikle yeni doğan bebeklerde, sindirim sisteminin tam gelişmemiş olması nedeniyle, gaz problemine sıkça rastlanır. Sindirim problemi nedeniyle gaz sancısı ortaya çıkar. Gaz şikayeti, iştahsızlık ve kilo kaybını da birlikte getirir. Bunun sonucu, bebek yeterli beslenemediği için gelişim gerilikleri görülebilir. Bebek ve ailede yarattığı huzursuzluk da işin diğer önemli boyutudur.
Yeni doğan bebeğinizde karın ağrısı ve gaz problemi varsa, devamlı ağlar. Huzursuzdur; dolayısıyla çevresindekileri de huzursuz eder. Karnında gerginlik görülür. Bacaklarını sürekli kendine doğru çeker.
Gaz sansıcı çeken bebeklerde bitki karışımları, rahatlatıcı ve gaz sancısını hafifletici etki gösterir. Journal of Pediatric dergisinde yayınlanan bir tıbbi çalışmada bitki karışımlarının gaz sancısını %57 oranında azalttığı bildirilmektedir. Gaz sancısı, kullanılan bitki karışımı ile belirgin bir şekilde azalma göstermiştir. Rezene, papatya gibi çaylar özellikle bu anlamda gaz sanıcısını hafifleten ve bebeği rahatlatan bitki özleridir.Bu bitki özlerinden hazırlanmış, tamamen doğal bitki çaylarının doğumdan itibaren öğün aralarında kullanılması gaz sancısını hafifletir. Özellikle geceleri yatmadan önce verildiğinde, bebek rahat bir şekilde ve kolayca uyur.Tamamen doğal bitki özlerinden hazırlanmış bu çaylar, bebeklerin gaz sancılarını hafifletir ve onların gaz giderici kimyasal-sentetik maddelerle karşılaşmalarını önler. Ayrıca, bebeğin ter yoluyla, idrarla ve nefesle kaybettiği sıvı ihtiyacını sağlıklı bir şekilde karşılar. Bebeğinizin beslenmesine engel olmayacak şekilde istenilen sıklık ve miktarlarda verilebilen bu bitki çaylarının, hiçbir olumsuz yan etkisi yoktur.Beslenme UzmanıIşıl Telkes
alıntı:http://www.bebegimveben.com/
Kolik'in tedavisi
Kolikte kesin etken bilinmediği için kesin bir tedavi yok. Kolik ağlamalarının görüldüğü o 3 aylık dönem içinde bebeğin daha konforlu bir bebeklik dönemi geçirmesi için ve annenin ve babanın daha rahat edebilmesi için bazı yaklaşımlar var.Annenin yapısı, bebeğin mizacı, çevrenin etkisi çok önemli. Bu anlamda çok yönlü bir tedavi yapmak gerekir. Tükettiğiniz besinlere dikkat edin.Öncelikle annenin aldığı besinlerin emzirme sırasında bebeğe geçmesi sırasında kolik atakları artar. Bu yüzden ilk 3 ay süresince anneden bebeğe geçtiğinde bebeği etkileyebilecek kafeinli besinler tavsiye edilmez. Kafein içeren besinler arasında çay, kahve, kola, vb.?dir.Kolik ağlama nöbetini artıran ya da ona benzer bulgu veren etkenler arasında gastroözofageal reflü dediğimiz mide içeriğinin yemek borusuna doğru kaçması. Bu yüzden reflüde, reflüyü artırabilecek besinleri anneye yasaklıyoruz. Bunlar çikolata, kuruyemiş gibi besinler. Reflüyü azaltmak için ise bebek 45 derece eğimle beslenmeli. Bebek besledikten sonra mutlaka bir 15 -20 dakika ya da yarım saat anne kucağında dik tutulmalı.Bebeğin yatış pozisyonuna dikkat edildiğinde ve 45 derece eğimle sağ yanına yatırıldığında reflü azalır ve bu sayede hastanın ağrıları daha az olur. Emziren anne inek sütü içmemeli.Yine bu çok yönlü tedavide annenin aldığı süt proteini bebeğe geçtiği zaman kolik ağlamalarını artırdığına dair çalışmalar var. Bu yüzden anneye bu dönem içinde inek sütünü yasaklıyoruz ve bu yasağın belirgin ölçüde faydasını görüyoruz. Bunun dışında tedavi süresince anneyle dış ortam arasındaki iletişim, bebekle dış ortam arasındaki iletişim konusunda anneye tavsiyelerde bulunuyoruz. Kesin ilaç tedavisi yok.Yapılan çalışmalarda kullanılan ilaç ve plasebo verilen ilaç arasında bir fark olmadığı gösterildi. Bu yüzden herhangi bir ilaç için en iyisi demek mümkün değil. Ancak sosyal olarak annenin ve ailenin konu hakkında bilgilendirilmesi ve bir de bazı bitkisel çayların faydası olduğuna dair çalışmalar var. Kolik ağlamalarının geçici olduğunu unutmayın.Burada asıl amaç konuyu annenin bilmesi ve bunun geçici bir hastalık olduğunu, bebeğine zarar vermeyeceğini anlaması.Tıbbi muayeneler sonucunda anneye, bebeğinin başka bir rahatsızlığı olmadığını ve bu problemin 3 ay sonunda biteceğini anlattıktan sonra kolik ağlamalarında % 80 oranında azalma görülür.
alıntı:http://www.uzmantv.com/

ANNE SÜTÜ YETERSİZSE...

Verem, böbrek yetmezliği, B tipi viral sarılık hastalığı olan anneler bebeklerini emzirmemelidir. Bazı durumlarda da anne sütü bebeğin beslenmesi için yeterli olamamaktadır. Böyle durumlar da bebeğin beslenmesinde doktorunuzun önereceği ve anne sütüne yakın bir hazır biberon maması kullanmalısınız. Hazır biberon mamaları anne sütüne adapte formüllerdir ve anne sütüyle birlikte veya tek başlarına kullanılabilirler
İNEK SÜTÜNÜN SAKINCALARI
Anne sütünüz yetersizse veya yoksa bebeğinizin beslenmesinde inek sütünü alternatif olarak kesinlikle düşünmemelisiniz. Uluslararası otoritelerin önerileri anne sütü yoksa yerine anne sütü örnek alınarak hazırlanmış biberon mamalarının kullanımıdır. Özellikle ilk 1 yıl bebek beslenmesinde inek sütünün kullanılmaması tüm tıp otoritelerince kabul edilen bir gerçektir.İnek sütü ilk 12 ay içinde kesinlikle; 1-2 yaş arası ise mümkünse kullanılmamalıdır. Çünkü:. İnek sütünün çok düşük miktarlarda Demir ve C Vitamini içermesi barsaklarda gizli kanamalara ve kansızlığa (demir eksikliği anemisine) neden olur.. İnek sütü bebeğin beyin hücrelerinin merkezi sinir hücrelerinin ve gözde görmeyi sağlayan retina tabakası için çok önemli olan Omega 3/Omega 6 yağ asitleri bakımından çok yetersiz bir kaynaktır.. İnek sütü sodyum, potasyum ve klor minerallerini fazla miktarda içermesi sebebiyle bebeğinizin henüz tam gelişememiş böbreklerine aşırı yük bindirir. Bu da bebeğinizin böbreklerini olumsuz etkiler ve su-elektrolit kaybına sebep olur.. Eksikliğinde zihinsel gelişimin yavaşlamasına neden olan çinko ve iyot inek sütünde çok düşüktür.. İnek sütünün içerdiği yağ nedeniyle hazmı çok zordur.. İlk 1 yıl içeresinde inek sütü alan bebeklerin solunum hastalıkları ve alerjik reaksiyonlara yakalanma olasılığı çok yüksektir.. İnek sütü alan bebeklerde düşük D Vitamini ve yüksek Fosfor içeriği sebebiyle iyi bir kemik ve iskelet gelişimi sağlanamaz.

BEBEKLERDE AĞLAMA SEBEPLERİ

Açlık: En sık ağlama sebebi açlıktır. Bebek aç olduğunda onu yalnızca süt susturabilir.
Fazla uyarı, korku: Çevrelerindeki hızlı değişimlerde bebekleri korkutabilir.
Zamanlama hatası: Bebek karnı tok, uykusunu almışken hoşuna giden hareketler, uykudan hemen önce çok rahatsız edici olabilirler. Aynı şekilde biberon deliğinin değişimi bile bebeği huzursuz edebilir.
Üstünün çıkarılması: Bebek derisinin kumaş ile temasinin kaybettigi zaman bile huzursuz olabilir. Ayrica başindan çikarilan bir giyecek de bebegi huzursuz edebilir.
İrkilme: Bebek uykuya dalarken irkilebilir. Bu irkilme bile bebeği ağlatabilir.
Fiziksel temasın kalkması: Bebekler kucaktan bırakıldığında ağlayabilirler ve tekrar kucağa alındığında tekrar susarlar. Bu sakinleşme fiziksel temastan kaynaklanır.
Bazen bebeklerin neden ağladığı anlaşılamaz. Bu durumda bazı tedbirler almak faydalı olabilir. Bunlar:Ninni söyleme, emzik veya hafif ısıtmak ile olabilir.
Kolik nedir: Bebek günün aynı saatlerinde (genellikle akşam) ağlamaya başlıyorsa, alınan her tedbir onu yalnızca birkaç dakika sakinleştiriyorsa bebek "kolikli" olabilir. Bebeğinizde infantil kolik varsa;• akşam veya gece beslenme sonrasi şiddetli şekilde aglamaya başlar• ağlamaya çığlık atma eşlik eder, sanki bir yeri acıyor gibidir.• yapılan her şey onu yalnızca birkaç dakika sakinleştirir. Birkaç dakika sonra ağlama ve çığlık tekrar başlar.• bebek bu ağlama nöbetleri arasında tamamen sakin değildir. Hala hıçkırmakta ve titremektedir.• bütün bu olay birkaç saat sürer ve geçer. Gece genellikle bir problem yoktur• aynı olay genellikle her gün tekrar eder ve ertesi gün aynı saate kadar bir problem yaşanmaz.Bu bulgular varsa bebekte "infantil kolik " vardır veya başka bir tanımla bebek koliklidir.İnfantil kolikin sebebi bilinmemektedir. Eğer sebep ararsanız kafanız daha fazla karışacaktır. Bebekte organik bir problem yoktur. Her ağlayan bebekte infantil kolik yoktur.
İnfantil kolikin tedavisi: maalesef yoktur. Bu durumdaki bebekleri olan ailelerle konuşmak, hangi davranışın bebeği rahat ettirdiğini bulmak, kolik sırasında nöbetleşe bebeğe bakmak, yürüyüşe çıkarmak,bazen kendi haline bırakmak, faydalı olabilir. Kolik genellikle 6. Aydan sonra kesilir ancak 12 aya kadar da sürebilir. Unutmayın kolik çocuğunuza zarar vermez.
Diş çıkarma: Bebekler genellikle 6. Ay civarında ilk dişlerini çıkarırılar. İlk çıkan diş önde ve alttadır bir çok bebekte diş çıkarma geç başlar. Bu çocuğun geç kaldığı anlamına gelmez. Ama bazı bebeklerde ilk diş 4. Ayda da çıkabilir. Diş çıkarma çocuğu halsiz düşürüp, ateşinin çıkmasına yol açar. 6. Ayında damağını kaşıyan, halsiz, ateşi bulunan bir bebek diş çıkarıyor demektir. Ama bebeğin diş çıkarması tıbbi muayeneden ihmal edileceği anlamına gelmemelidir. Diş çıkarma sırasında ateş 38 derecenin üstüne çıkmaz, havale geçirilmez, kusma ve ishal olmaz. Bunları göz önünde tutmak gereklidir. Bunlar başka hastaliklarin belirtileridir ve bir doktora görünmek gereklidir.
İsilik: İsilik, hafif kırmızılıktan cerahatli iltihaba kadar değişen görüntülerde olabilir. Erken dönemde hafif kırmızılıkla başlar, ama ileri dönemlerinde iltihaplı hale dönüşebilir. İsilik, bebeğin altını silerken kullanılan bezlerin yapıldığı maddelere karşı alerjiden olduğu gibi idrarın asitliğinden de kaynaklanabilir. Veya her ikisi birden de olabilir. Çözüm basittir. Ilık su en iyi çözümdür. Bebek her altını kirlettiğinde altı hemen temizlenmedir. Mümkün olduğunda altını açık bırakın ve bu halde tutun.

YENİ DOĞAN BAKIMI

-Sevgiyle büyütün.Bebeğinizi her zaman kucaklayın,okşayın ve sevin.Annenizinde size aynı şekilde baktığını unutmayın.Sabır ve sorumluluktur gerekmektedir.Sağlıklı ve başarılı bir insanın sevgiyle büyüyen çocuklar olduğunu unutmayın

-Alt temizliği:2-3 saatte bir değiştirilmesi gerekmektedir.Kaka yaptığında hiç bekletmemeniz gerekir.En ideal temizlik ılık suda poposunu yıkamak ve iyice kurulamaktır ya da ılık suya batırılmış pamukla temizleyebilirsiniz.Eğer oda sıcaklığı uygunsa 3-5 dk altını açık bırakarak havlanmasını sağlayabilirsiniz özellikle pişik varsa bunu yapmalısınız.Koruyucu kremler kullanın.

-Göbek bakımı:Annelerin en endişelendiği konudur.Dokunursam acırmı, kanamı gibi tedirginlikler yaşanır.Orda bulunan damarlar bir kaç saat içinde kapanırlar.Günde düzenli plarak 3-4 kez mandalı yavaş hareketlerle sağa sola yatırarak 70 lik alkolle pansuman yapılmalıdır.4-12.günde göbek düşer.Göbek düştükten sonra 10 gün ince sızıntı şeklinde kanama olabilir.10 sonra hala kanama görülüyorsa doktoruna başvurmak gerekir.Bunu önlemek içinde K vitamini yapılıyor doğar doğmaz.

-Pişik sorunu:Anne sütüyle beslenen bebekler günde 4-8 defa kaka yapabilirler Bazen 2 günde birde olabilir.Pişik sorunu bezin tam temas ettiği yerlerde kızarıklık ve minik su toplamaları şeklinde olur.Uzun sürmemesi gerekmektedir açık yaraya dönüşebilir ve bakteri enfeksiyonlarıda eklenebilir.O yüzden bezini sık değiştirilmeli kaka yaptığında bekletilmemeli,bez bölgesi havalandırılmalı,koruyucu kremler sürülmeli.

-Banyo:İlk olarak hemşireler yıkar bebeği.2-3 . günde başlanabilir bebeği yıkamaya.Göbek bebeği yıkamaya engel değildir. Yıkanma sonrası göbek hemen kurulanmalı alkol ile temizlenmelidir.Ev ısısı 22-24 derece olmalıdır.Suyun ısısı kendi dirseğinizi yakmayacak şekilde olmalıdır.

-Kulak temizliği:Sadece kulak kepçesindeki çıkan kirleri temiz bir tülbentle ile alınması ile yapılır.Zaten banyo sonrasında kulak içi kirleri kulak kepçesine akmaktadır ariyetten temizlemeye gerek yoktur zarar verilebilir.

-Tırnak bakımı:Bebeğin ilk oyuncağı elleridir. 1 haftadan sonra eldiven takılması önerilmez.Bebeklerin tırnakları çabuk uzar onun için sık sık kontrol edilmelidir. Kendisine zarar verebilir.En rahat kesim banyodan sonra yapılandır.Huzursuz cocuklarda derin uykuda kesin.

-Burun temizliği:Banyodan sonra bebek hapşurarak burnunu temizler Ancak diğer zamanlarda tıkanıklık hissederseniz serum fizyolojik damlatarak hapşırtabilirsiniz.

-Konak:Saç diplerinde ,kaş üstünde ve kulak arkasında olabilir.İlk başlangıçta kırmızılık,pullanma gözükür.Sonra sarı-gri tabakaya dönüşür.Nedeni tam olarak bilinmez hormanal değişiklikler sonucu yağ bezlerinin aşırı çalışması veya bir mantar türü neden olabilir.Önlemek için bebeği sık yıkamak,banyo sonrası yumuşak bir bebek fırçası ile saçlarını fırçalamak gerekir.Eğer tabakalar oluşmuş ise banyo öncesi badem yağı sürülebilir.Buna rağmen düzelmez ise doktorunuza başvurun.

-Sarılık:Bebeğinizin rengine dikkat etmeniz gerekir.3. günde rengi hafif sarı olabilir.Gün ışığında beyaz çarşaf üzerinde baktığınızda bacaklarına kadar bir sararma görürseniz mutlaka doktorunuzla görüşmeniz gerekmektedir.Sarılık nedenler;Fizyolojik sarılık:Yeni doğan bebeklerin yarısından fazlasında bu sarılık görülür 3. günde sararmaya başlar 5. günde artar en geç 2. haftaya kadar azalır.Beslenme yetersizse sarılık oluşur.Bebeğin beslenmesi ile sarılık düzelir.Anne sütüne bağlı sarılık:4-7. günde olur.3-10 gün sürer .Israrla sürerse 24 saat anne sütüne ara verilir bu arada mamayla beslenir 24 saatin sonunda tekrar anne sütüne dönülür ve sarılık ortadan kalkar.Önlenmesi sık aralıklarla emzirmek yada beslemek gerekirki vücuttan kolay atılsın.Geceleri 3 saatte bir beslemelisiniz.

-Bıngıldak:Kafatasının önünde bulunan baklava biçiminde kafatasına göre daha yumşak bir yapıya sahip olan bölgedir.Bu bölgeye dokunmak güvenlidir.Bıngıldağın amacı beynin hızlı büyümesini sağlamaktır.Genellikle bebek12-18 aylık oldumu kapanır.

-Göğüslerde şişme:İlk haftasında sıkça görülür.Annedeki hormonların bebeğe geçmesi ile oluşur.Kesinlikle meme uçlarını sıkmamalı ve oğuşturmamalısınız.Enfeksiyona neden olabilirsiniz.

-Bacaklar:Bebekler anne karnında bağdaş kurdukları için doğduklarında bacak kısımları eğri olabilir bu yürümeye başladığı zaman kendiliğinden düzelecek bir durumdur.

-Kolik:Gaz sancısıdır.İlk 3 ayda yoğun olarak yaşanır.Günün belli saatlerinde ağlama nöbetleri şeklinde kendini gösterir.Mide bağırsak sisteminin adaptasyon sorunudur.Sürekli ayaklarını karnına çekerek ağlama ,devamlı emme isteği,kucakta kalma cabası koliğin göstergesidir.Sabırlı olmak gerekir.Annenin gaz yapan yiyecekleri yememesi gerekir.Doktor tavsiyesi ile bazı gaz giderici ilaçlar kullanılabilir.Bunun bir hastalık olmadığını 3 . ayda biteceğini düşünmek sizi rahatlatacaktır.