ANNE-BABA VE ÇOCUK etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ANNE-BABA VE ÇOCUK etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

BILDIRCIN YUMURTASI/HARNUP PEKMEZİ


Kızıma 2 günde bir olsa da bu yumurtayı kesin kahvaltısına ekliyorum ve çok faydalı olduğuna inanıyorum. O yüzden sizlede paylaşmak istedim.

1-Öksürük,astım,bronşit,nefes darlığı,mide,karaciğer ve göğüs hastalıklarının tedavisinde.


2-Çocukların gelişiminde ve iştahlarının artırılmasında,

3-Hastaların, ameliyat sonrasında çabuk şifa bulmalarında,

4-Kansızlık ve anemi tedavisinde,

5-İnsan bedenini gençleştirici, kuvvetlendirici ve yüksek derecede afrodizyak etkilidir.

6-Yüksek enerjili ve proteinlidir.

7-Vitamin ve mineral değeri yüksektir.

100 gr tavuk yumurtası ile 100 gr bıldırcın yumurtası karşılaştırıldığında

Fosfor.... 5 kat daha fazla

Demir...... 7-8 kat daha fazla

B1Vitamini.... 6 kat daha fazla

B6 Vitamini .... 15 kat daha fazla

Not: Tavuk yumurtasının kullanıldığı her yerde ve şekilde kullanılabilir.

                                                        KEÇİBOYNUZU PEKMEZİ /HARNUP


Ben çok faydasını gördüm kızıma günde 2 kaşık veriyorum.

*Kalsiyum bakımından çok zengindir (sütün 3 katı)


* İçindeki E vitamini sayesinde; öksürüğe, gribe, kemik erimesine ve kansızlığa iyi gelir.

* Balgam söktürür, göğsü yumuşatır, bronşları açar, sigara tiryakileri için faydalıdır ve nefes darlığına oldukça etkilidir.(Alerjik nefes darlığı çekenlere ısrarla keçiboynuzu pekmezi tavsiye edilir.)

* Yüksek ham selüloz etkisi ile bağırsak rahatsızlıklarına ve gastrite etkilidir. Mide ve bağırsak gazlarını dışarı atarak mide şişkinliğini giderir Bağırsak kurdu, tenya, solucan gibi bağırsak parazitlerini temizler. Mideye kuvvet verir.

* Yüksek mineral ve vitamin içeriği ile de diş ve diş etleri üzerinde çok olumlu etkileri vardır.

* Yüksek doğal şekerler, zengin mineraller (özellikle çinko) ve vitaminler (A , B , B2, B3, D) içeriği dolayısıyla doğal güç ve besin kaynağıdır.

* Yüksek sodyum ve potasyum içeriği sayesinde tansiyon, karaciğer ve akciğer üzerine çok yararlı etkileri bulunmaktadır. Kanın zehirli maddelerini temizler.

* İnsanlığın korkulu rüyası akciğer kanserini % 90 oranında önleme gücüne sahiptir.

* Kalbe faydalıdır, kalp çarpıntısını önler

* İnsan vücuduna giren radyasyonu dışarı atar.





SAF DÜNYAMA DOKUNMA


Hani sözler yetersiz kalır yaa aynı durumdayım. Bu tür haberlere rastladığım ya da bu haberleri duyduğum zaman içimdeki hisleri nasıl anlatayım ki .

Okuyamam ya da izleyemem ki ,kalbim dayanmıyor ki
Bu gibi şeylere duyarlı olmak için anne ya da baba olmaya gerek yok ki ,
O meleklerin saf dünyasına kimsenin dokunmasına hakkı yok ki .
Onlar bize emanetler kimin meleği olursa olsun farketmez ONLAR BİZE EMANETLER....
Bunun aksini söyleyene daha ne denir ki

Bu kampanyayı her zaman izlediği sevgili Şanslı'nın bloğunda gördüm ve hiç düşünmeden bloğuma hemen ekledim Katılımlarınızı bekleriz.

Daha fazla detay için ise bir milyon kalem 'de

ÇOCUKLARLA TATİLE ÇIKARKEN


Anadolu Sağlık Merkezi’nden Çocuk Hastalıkları Uzmanı Dr. Özlem Ketenci Altıkardeşler yaz sıcağına karşı çocukların korunması için alınabilecek bazı önlemleri hakkında bilgi verdi.


Aşırı sıcaklarda çocuklara öncelikle daha serin bir ortam hazırlamak gerekiyor. Birinci kural olarak mutlaka hijyene dikkat edilmeli. Kaynağı bilinmeyen suların tüketilmemesi, ellerin tuvaletten çıktıktan sonra yemek öncesinde ve sonrasında yıkanması, şüpheli suların içilmemesi veya kaynatılarak kullanılması, çiğ sebze ve meyvelerin temiz sularla yıkanarak tüketilmesi ishal için alınacak önlemler.


Et, süt ve süt içeren tatlı, dondurma gibi yiyeceklerin güvenli yerlerden alınarak tüketilmesi her zaman buzdolabında saklanması gerekiyor. Çocuklarla yolculuğa çıkarken yanınıza beden derecesi, burun tıkanıklığı için serum fizyolojik damla, parasetamol içeren ilaç, antiseptik kremler, antihistaminik (allerji giderici) ilaçlar, yanık merhemi, böcek ve sinek ısırığı için kullanılabilecek jel, yara bandı alınması gerekir.


Yaz tatili sırasında çocukları saat 10.00-16.00 arasında güneşten korumak gerekiyor. Bu saatler haricinde de güneşe çıkarken mutlaka yüksek koruma faktörlü güneş kremleri kullanılmalı, güneşe çıkmadan yarım saat önce güneş kremi sürülmeli, iki saat aralıklarla tekrarlanmalı, terleme, denizden çıkma, duş sonrasında yeniden sürülmeli, uygulanırken cilde eşit miktarda yedirilerek, ince bir tabaka olarak sürülmelidir.


Vücuttan su kaybı olacağı için bol sıvı verilmeli, deniz veya havuzda gelişebilecek boğulma ve kazalara karşı çok dikkatli olunmalıdır. Yüzme bilmeyen çocuklar can yeleği eşliğinde ve ebeveynleri gözetiminde suya sokulmalıdır. Yaz aylarında terleme ile paralel artan sıvı kaybı nedeniyle çocuklar su, meyve suları, ayran gibi içeceklerle bol sıvı tüketmeli.


EMZİREN ANNELERE ÖRNEK BESLENME PROGRAMI

SABAH:
1 SU BARDAĞI DİYET SÜT
1 DİLİM PEYNİR
1 ADET HAŞLANMIŞ YUMURTA
3-5 ADET ZEYTİN
BOL DOMATES,SALATALIK VS..
ARA:
1 PORSİYON MEYVE
1 BARDAK AYRAN
ÖĞLE:
1 PORSİYON SEBZE YEMEĞİ
200 GR DİYET YOĞURT
SALATA
1 İNCE DİLİM KEPEK EKMEĞİ
ARA:
1 PORSİYON MEYVE
1 SU BARDAĞI DİYET SÜT
AKŞAM:
200 GR IZGARA ET
1 KASE ÇORBA
SALATA
1 İNCE DİLİM KEPEK EKMEĞİ
2 SAAT SONRA 1 PORSİYON MEYVE

SEBZE VE NEYVELERİ SOYMAK MI SOYMAMAK MI


KIZIMA BAZI SEBZE VE MEYVELERİ SOYARAK YADA SOYMAYARAK VERİYORUM.TABİ BİRAZDA ONUN ZEVKİNE BIRAKIYORUM EE ONUNDA BİR DAMAT ZEVKİ VR DEĞİL Mİ? BU KONUDA BAZI BİLGİLER EDİNDİM....


ELMA:SOYMADAN VERİN ÇÜNKÜ ELMA KABUĞUYLA 2KATI KADAR LİF % 50 DAHA ÇOK A VİTAMİNİ VE % 25 DAHA ÇOK POTASYUM İÇERİYOR.


SALATALIK:SOYUN.SALATALAĞIN LİFİNİN ESAS KAYNAĞI ÇEKİRDEKLERDİR.SOYULDUĞUNDA ÇOK FAZLA POTASYUM KAYBETMEZ.KIZIM ÖZELLİKLE SOYULMUŞ SEVDİĞİ İÇİN BU BENİ SEVİNDİRDİ.


HAVUÇ:SOYUN.HAVUÇ SOYULUNCA ÇOK POTASYUM, A VİTAMİNİ VE LİF KAYBETMEZ.


ŞEFTALİ:SOYMAYIN.ÇÜNKÜ ETİ VE BKABUĞU A VE C VİTAMİNİ ,POTASYUM VE LİF AÇISINDAN ÇOK ZENGİNDİR.EĞER ŞEFTALİNİN TÜYÜNDEN HOŞLANMIYORSA NEKTARI DENEYEBİLİRSİNİZ.


MİNİKLERE AFİYET BAL ŞEKER OLSUN....

MUZUN FAYDALARI



Birçok hastalığın tedavisinde faydalı oluyor.


Özellikle


-Ateş.


-Sindirim bozuklukları.


-Kas krampları.


-Kas gevşekliği.


-İçerdiği potasyum sayesinde atıkların vücuttan dışarı atılmasını kolaylaştırıyor.


-Kan basıncının düşürülmesini de sağlıyor.


-Kırmızı kan hücrelerinin oluşmasını destekliyor.


-Vücut sıvıları arasındaki kimyasal dengenin sürekliliğini sağlıyor.
-Enerji üretimine yardımcı oluyor.


-Muzun içerdiği B6 vitaminin eksikliğinde ise yorgunluk, şuur bulanıklığı,sinirlilik, uykusuzluk, kansızlık ve cilt dokusunun bozulması gibi durumlar oluşuyor.

ÇOCUKLARDA DEMİR EKSİKLİĞİ

Çocuklarda Demir Eksikliği Nasıl Anlaşılır
Çocuklarda kansızlık ( anemi ) nedenleri arasında, demir eksikliği başta gelir. Kanda oksijen taşıyıcı hemoglobinin yapımı için gerekli olan demir gıdalarla yeterince alınmamazsa, vücut tarafından emilemezse, kan kaybı olursa veya demir ihtiyacı artmışsa ' Demir Eksikliği Anemisi ' gelişir. Özellikle bebekler ve ergenlik dönemindeki kızlarda risk daha yüksektir

Demir Eksikliğinin Nedeni Nedir?
Bebeklerde en sık neden anne sütünün yeterince verilmemesi, inek sütüne erken başlanması, ek gıdaya geçiş döneminde de bebeğin demirden zengin gıdaları ( kırmızı et, yumurta sarısı, tavuk, balık, kuru baklagiller, pekmez gibi ) yeterince alamamasıdır. Anne sütünün içerdiği demir vücut tarafından iyi emilmektedir. İlk 6 ay sadece anne sütü alan bebekler, 6 aydan sonra uygun ek gıdaların başlanması ve inek sütünün 1 yaşa kadar verilmemesiyle demir eksikliğinden korunacaklardır. Ayrıca, bitkisel gıdalardaki demirin çok iyi emilmediğinin, C vitaminin demir emilimini olumlu, çayın olumsuz etkilediğinin de göz önünde tutulması gereklidir. Bu nedenle, kahvaltıda yumurtanın yanında portakal suyu veya domates iyi bir seçim olacaktır. Toplumumuzda çoğumuzun tiryakisi olduğumuz çayın ise, bebek ve çocuklara içirilmemesi gerekmektedir.

Belirtiler Nelerdir?
-Soluk renkte cilt
-Halsizlik, huzursuzluk, iştahsızlık
-Büyümede yavaşlama Gelişim basamaklarında geri kalma
-Çabuk yorulma
-Toprak, kağıt yeme
-Davranış bozuklukları
-Sık enfeksiyon geçirme
-Katılma nöbetleri
-Dikkatini toplayamama
-Öğrenme güçlüğü, okulda başarısızlık görülebilir.

Nasıl Anlaşılır?
Bebeğin anneden aldığı demir depolarının azalmaya başladığı 6-9 ay arası dönemde yapılacak bir kan testi ile tanı konur, uygun tedavi başlanır. Eğer, düşüklük görülmezse bebek koruyucu demir tedavisine alınır.

Nasıl Önlenir?
-Anne gebelik süresince demirden zengin beslenmeli, doktorun önereceği demir takviyesini kullanmalı
-Bebek ilk 6 ay sadece anne sütü ile beslenmeli Mamayla besleniyorsa, verilen mamanın demir içeren bir mama olması sağlanmalı İnek sütü 1 yaş dolmadan başlanmamalı 1 yaştan sonra da, günlük inek sütü tüketimi yarım litreyi aşmamalı (İnek sütünün fazlası hem tokluk hissi yaratarak demirden zengin gıdaların alınmasına engel olur, hem de barsaktan gizli kanamalara yol açarak demir eksikliğine yol

ÇOCUKLARINIZA PEKMEZ YEDİRİN.


BEYNİN TEK ENERJİ KAYNAĞI GLİKOZUN PEKMEZDE YETERİNCE BULUNMAKTADIR. GELİŞME ÇAĞINDAKİ ÇOCUKLARIN BESLENMESİNDE YER ALMASI GEREKMEKTEDİR.

TÜKETİLEN HER 100 GR PEKMEZİN 575 GR SÜTE, 150 GR EKMEĞE VE 195 GR ETE EŞDEĞERDE.

PEKMEZDE BULUNAN GLİKOZ VE FRUKTAZ , SİNDİRİM SİSTEMİNDE PARÇALANMAYA GEREK DUYMADAN KANA BASİT DİFÜZYON İLE GEÇTİĞİNDEN VÜCUT YAKLAŞIK 30 DAKİKA DA ENERJİ KAZANMAKTADIR.ÖZELLİKLE BEYİN GELİŞİMİNDE PEKMEZİN ÇOK FAYDALI OLDUĞU SÖYLENMEKTEDİR.

SOFRALARDA HERGÜN PEKMEZ BULUNDURMANIN BAZI VİTAMİNLERCE ZENGİN OLDUĞUNDAN DOLAYI GÜNLÜK VİTAMİN İHTİYACININ % 20 SİNİN KARŞILANDIĞI SÖYLENMEKTEDİR.

BEBEKLE TATİLE ÇIKMAK

KIZIM ALLAH'TAN SEYAHAT ETMEKTEN ÇOK HOŞLANIYOR.O YÜZDEN BU SENE TATİLE GİDERSEK BİR SORUN YAŞAYACAĞIMIZI SANMIYORUM.YİNE DE BİRKAÇ ÖNERİ ALMAK İÇİN BİRKAÇ YAZI OKUDUM.SİZLERLEDE PAYLAŞMAK İSTEDİM.



EĞER ARABA İLE SEYAHAT EDECEKSENİZ

-1. ŞART BİR OTO KOLTUĞU VE OTO KOLTUĞUNA TAKABİLECEĞİNİZİ LGİNİZİ ÇEKEN OYUNCAKLAR .
-AYRICA KARŞISINADA SEVDİĞİ BİR RESMİ TAKABİLİRSİNİZ.
-YANINIZA RESİMLİ KİTAP ALMAYIDA UNUTMAYIN.
-BENİM KIZIM HADİSE HASTASI OLDUĞU İÇİN BEN BİR DE HADİSENİN CD'SİNİ DE ALIYORUM.CANI SIKILDIĞI ANDA ÇALIYORUM.ÇOK İŞİME YARAMIŞTI.
-KIZIM ARABADA UYUMAYI ÇOK SEVİYOR. SİZİN BEBİŞİNİZ UYUYAMIYORSA HER 1-1,5 SAATTE BİR MOLA VERMENİZ GEREKİR.
-BESLENMESİNE GELİNCE KESİNLİKLE SU BULUNDURMALISINIZ.YAPTIĞINIZ ARTIK MAMA ,YEMEK... KÜÇÜK KAVANOZLARA KOYABİLİRSİNİZ.BEN PİYASADA SATILAN MEYVE PÜRESİ ,KÜÇÜK SÜTLERDEN YANIMA ALMIŞTIM.
-EĞER EMZİRİYORSANIZ YARIM SAATTE BİR EMZİRMELİSİNİZ.
-BEBEĞİN GÜNEŞTENDE KORUNMASI GEREKİYOR ONUN İÇİN BİR GÖLGELİK ALABİLİRSİNİZ.

UÇAKLA SEYAHAT
AHH AHH BU KONUDA ÇOK KÖTÜ TECRÜBELER EDİNDİM.BİR TANESİNİ ANLATAYIM.TRABZON-ANKARA ARASI YAKLAŞIK 1 SAAT 15 DK KIZIM UÇAĞA BİNDİĞİMİZ ANDAN İNENE KADAR AĞLAMIŞTI VE BEN DELİRMEK ÜZEREYDİM NE YAPTIYSAM SUSTURAMADIM.NEDENİNİ SORARSANIZ TAMDA UYKU SAATİYDİ.BİR DAHA DA UYKU SAATİNDE UÇAĞA BİNMEDİM.

-EN ÖNEMLİSİ ÇOCUKLAR VE BEBİŞLERİMİZ UÇAKTAKİ BASINÇTAN ÇOK ETKİLENMEKTEDİR.O YÜZDEN UÇAK İNERKEN VEYA KALKARKEN EMZİRİN,EMZİK VERİN, BİBERONLA BESLEYİN YA DA ÇOCUK BÜYÜKSE SAKIZ ÇİĞNEMESİNİ SAĞLAYIN.

-BEBEKLERİN UÇAKLA SEYAHAT EDEBİLMESİ GENEL KURAL 7 GÜNLÜKTEN AZ OLMAMALI VE 2 YAŞINDAN KÜÇÜK ÇOCUKLAR KUCAKTA OLMALI.

-VEE BENİM DÜŞTÜĞÜM HATAYA DÜŞMEYİN MUTLAKA KORİDOR TARAFINDA OTURUN Kİ EĞER ÇOK SIKILIRSA AYAĞA KALKMA ŞANSINIZ VAR YA DA HOSTESLER YARDIM ALMA ŞANSINIZ DAHA FAZLA OLUYOR.


İYİ YOLCULUKLAR DİLERİZ...


EMZİK

BENİM KIZIM 3 GÜNLÜKKEN ALMAYA BAŞLADI EMZİĞİ .NEDEN DİYE SORARSANIZ ANNE SÜTÜNÜ REDDETTİ ,GEÇİŞ DÖNEMİ OLSUN DİYE VERDİM ,RAHATLATTIĞINI GÖRÜYORDUM... ARTIK EMZİĞİ BIRAKMASINI İSTİYORUM BUNUN İÇİN ARAŞTIRMA YAPTIM.ASLINDA, BİR YANDANDA BIRAKMASI İÇİN ERKEN DİYE DÜŞÜNÜYORUM.BEN ÇALIŞTIĞIM İÇİN SANKİ YANINDA YOKUMDA ONDAN MEDET UMUYOR GİBİ GELİYOR HER NEDENSE..ELİMDE DEĞİL BU KONUDA AŞIRI DUYGUSALIM BELKİDE YAPIMDAN DOLAYI DAHA 2 YAŞINA BİLE GELMEDİ DOKTORLAR 2 YAŞINA KADAR KULLANABİLİR DİYE YAZMIŞLAR İÇİM DAHA DA RAHATLADI .



TAKİP ETTİĞİM BİR SİTE VAR ORDAN GERÇEKTEN ÇOK FAYDALI BİLGİLER EDİNİYORUM. BU SİTEYİ DR .VELİ KARABUĞA HAZIRLAMIŞ. SİZİNDE FAYDALANACAĞINIZ BİLGİLER OLDUĞUNDAN EMİNİM ...



ŞİMDİ EMZİK KONUSUNA GELELİM...



Emzikkolik" bebeklere dikkat
Bebeğiniz onu kendi haline bıraktığınızda ya da keyifsizlendiğinde hemen ağlamaya başlıyor. Ancak her dakika yanında olamayacağınız için onu sakinleştirecek tek çareyi emzik vermekte buluyorsunuz.
Sanıldığının aksine 2 yaşına kadar bebeklerin emzik kullanması bir davranış bozukluğu değildir.
Emzik kullanımında dikkat etmeniz gerekenler...
Emziğin şapkası (emzik ile halka arasındaki düz parça) sert bir malzemeden yapılmalı ve üzerinde havalandırma delikleri bulunmalı.
Özellikle diş çıkartan bebekler kauçuk emzik kullanmalı. Ancak kauçuk emziklerin formu, suyu içlerine emdikleri için çabuk bozulur.
Silikon emziklerin formu kolay bozulmaz, ancak diş darbelerine karşı dayanıklı olmadıkları için silikon emzikler henüz diş çıkarmamış bebekler için daha uygundur.
Damaksız emzikler özellikle bir yaşından sonra damağa baskı yaparak damak yapısını ve üst ön dişlerin sıralanışını bozabilirler. O yüzden bu tür emzikler bir yaşından sonra kullanılmamalı.
Damaklı emzik ise daha elips ve yukarı doğru kıvrık olan anatomik yapısı sayesinde 2-3 yaş arasında bile rahatlıkla kullanılabilir. Damağa tamamen adapte olduğundan, herhangi bir deformasyona neden olmaz.
Yapılan araştırmalar bebeklerin yüzde 85’nin birinci aydan itibaren emzik kullandığını ortaya koyuyor. Emzik sayesinde üzerindeki gerilimi atan bebek sakinleşerek uykuya daha rahat dalıyor. Olumlu olarak araştırmalar gösteriyor ki emzik prematüreler ve sancılı bebekler için faydalı. Buna karşın uzamış emzik kullanımı, kulak enfeksiyonu riskini artırıyor, ağız yapısına zarar veriyor, dişlerin yerleşimini bozabiliyor, bazen konuşma problemlerine yol açabiliyor ve ön dişlerin zedelenmesi riskini artırıyor.
Emme hareketi bebekler için başlı başına bir memnuniyet kaynağı. Bunun için ondan vazgeçmek birçok bebek için dünyanın en zor işi. Çocuğun 2 yaşından sonra mutlaka emmeye ihtiyaç duyması onun bebek psikolojisinden çıkamadığını
Bebeğiniz iki yaşını geçti ama emzik hala onun en iyi arkadaşı. Hatta o kadar ki, ağzında sürekli emzik olduğu için ne doğru düzgün konuşuyor ne de yaşına uygun bir sosyalleşme sergiliyor. Böyle bir durumda endişelenmeniz ve onu bir an önce emzikten kurtarmaya çalışmanız çok doğru. Ancak bu oldukça zor bir süreç. Bu süreçte onunla savaşmak yerine, uzlaşmayı seçmeli ve ona ilgiyle yaklaşmalısınız. Bunun için kendinizce yöntemler geliştirebilirsiniz. Ancak emziğe acı biber sürme gibi onu rahatsız edecek ve size olan güvenini sarsacak davranışlarda bulunmamanızda fayda var. Emzik bırakmak da tıpkı tuvalet eğitiminde olduğu gibi aşama aşama gerçekleşir.

Bunun için dikkat etmeniz gereken hususlar şunlar:

Zamanlamayı doğru yapın Bebeğinizin yaşamında tuvalet eğitimi, yeni bir kardeş gelmesi, bakıcı ile ilk defa tanışma gibi yeni gelişmeler yaşandığında ya da kendi hayatınızda ev, iş değişikliği, boşanma, ölüm gibi stresli zamanlarda emzik bıraktırmayı kısa bir süre için erteleyin. Yanlış zamanlama tüm emeklerinizin boşa gitmesine neden olabilir.

Kullanım alanını sınırlayın Emziği istediği zaman değil de sizin belirlediğiniz zamanlarda kullanmasını sağlayın. Örneğin büyüdüğünde sadece uykudan önce veya evdeyken emzik kullanmasını önerebilirisiniz. Bu engellemeyi de onunla konuşarak ve ikna ederek yapın.

Farklı rahatlama yöntemleri bulun Eğer bebeğiniz emziği sadece rahatlama amaçlı kullanıyorsa ona farklı rahatlama yöntemleri tavsiye edin. Kendini huzursuz hissettiği zamanlarda hemen emziğine sarılıyorsa siz ondan önce davranın ve emziğine ulaşmadan onu kucaklayın. Ona şarkı söyleyin onunla oyunlar oynayın. Boya kalemleri, oyun hamuru ya da su oyunları dikkatini ve stresini dağıtabilecek diğer rahatlama seçenekleri olabilir.


Ona büyüdüğünü hissettirin Bebeğinizin emme alışkanlığını “bebekçe” diyerek geçiştirmeyin ve tuvaleti kullanmak, gömleğinin düğmelerini iliklemek gibi büyük çocuk davranışlarını ön plana çıkararak ona büyüdüğünü hissettirin. Büyümüş olması ne kadar takdir edilirse bebeklikten kalma alışkanlıklarını terk etmesi de o kadar kolay olacaktır.


Sakın aç ve uykusuz bırakmayın Aç ve uykusuz bir bebek değişimlere kapalı ve yeni şeyler öğrenme yeteneğini kaybetme eğilimindedir. Böyle bir zamanda tanıdık bir arkadaşa döner; en başta da daima elinin altında olan emziğe. Bunun için bebeğinizin emziğe olan gereksinimini azaltmak için yeteri kadar doyduğundan ve dinlendiğinden emin olun.


Emziği deforme edin Emzikte yapacağınız küçük değişiklikler bebeğinizin eskisi kadar zevkle emmesine engel olabilir. Bunun için yapabileceğiniz ilk şey emziğin plastik kısmına iğneler batırarak havasını almaktır. Ucunu kesmeniz de aynı sonuca ulaşmanızı sağlayabilir.


Sonuç değişmediyse...Eğer tüm çabalarınıza rağmen bebeğinizi emzik kullanmaktan alıkoyamadıysanız daha fazla üzerine gitmeyin. Uyguladığınız yöntemleri tekrar gözden geçirip nerede yanlış yaptığınızı bir düşünün.

Bebeğinizi en iyi tanıyan kişi siz olduğunuz için onun isteklerine ve ruh haline uygun çözümleri en iyi siz keşfedebilirsiniz.

ÇOCUKLARDA KABIZLIK

PROF. DOKTOR İBRAHİM SARAÇOĞLU DER Kİ:

ÇOCUKLARDA GÖRÜLEN KABIZLIK İÇİN ;

-ZEYTİNYAĞLI PIRASA YEDİRİN.ANCAK HAZIRLARKEN HAVUÇ VE PİRİNÇ EKLEMEMEK GEREKİYORMUŞ.

-KURUTULMUŞ SİYAH ERİK YEDİRİN.2 BARDAK KAYNAR SUYA 2 AVUÇ KURUTULMUŞ SİYAH ERİK EKLEYİP KAYNATIN.ILITIP BUZDOLABINA KOYUN.ERTESİ SABAH 1 ÇAY BARDAĞI İÇİRİN VE 2 TANEDE KURUK ERİK YEDİRİN

-EĞER ÇOCUKLARDA KABIZLIK BAŞLAMIŞSA KISA SÜREDE BESLENME ŞEKLİNİ DEĞİŞTİRMEMİZ GEREKİYORMUŞ.

BEBELERE COCUKLARA MEYVE SUYU


KIZIM MEYVE SUYUNA BAYILIYOR.EVDE SIKTIĞIM MEYVE SUYUNU ESKİDEN İÇİYODU BİRGÜN ÇOCUKLAR İÇİN MEYVE SUYU VAR YA ONDAN İÇTİN VE ARTIK ONDAN BAŞKASINI İÇMİYO ZORLA YİNEDE EVDEKİNDEN VERİYORUM TEKRARDAN ALIŞTIRMAYA ÇALIŞIYORUM


Meyve suyunun büyük kısmı sudur. İçlerindeki temel besin şekerdir. Az miktarda mineral vardır.
Meyve suyundaki C vitamini besinlerdeki demir emilimini artırır. Ancak bunun için meyve suyu yemekle birlikte verilmelidir.
Meyve suyu tüketiminin faydaları olduğu halde bazı zararlı yönleri de vardır.
Aşırı meyve suyu tüketirse, içindeki şekerler barsaklar tarafından emilemez, gaz ve ishal ve karın ağrısına neden olabilir. Onun için 1-4 yaş arası günde iki,10-18 yaş arasında günde dört defadan fazla meyve vermeyiniz. Meyvelerin yarısı meyve suyu şeklinde verilebilir.Bir bardak meyve suyu bir porsiyon meyveye eşdeğerdir. Meyve suyunun, kendi meyvesine üstünlüğü yoktur.
İlk altı ayda sadece anne sütü yeterlidir.Meyve suyu vermeye gerek yoktur.Biberonla verilirse diş çürümelerine yol açabilir.
Meyve suyunu yemeğin bir parçası olarak veriniz.
Çocuklar ishalken verilen meyve sularındaki şeker ishali daha da artırabilir. Onun için ishal esnasında meyve suları en az iki kez sulandırılmalıdır.
Günlük alınması gereken meyvenin ancak yarısı kadar meyve suyu veriniz.
Çocuklarınıza meyvenin kendisini yedirmek daha besleyicidir. Çünkü meyvede aynı zamanda lif de mevcuttur.

ÇOCUKLARIMIZA DONDURMA

HANGİ ÇOCUK SEVMEZ Kİ DONDURMAYI HANGİ ANNE-BABA ÇOCUĞUNA DONDURMAYI YEDİRİRKEN 'AYY BOĞAZLARI ŞİŞECEK.HASTA OLACAK DEMEZ Kİ' .BUNUN İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNKTE GERÇEKTEN İÇİMİZİ FERAHLATACAK BİR YAZI VAR.

http://www.anneoluncaanladim.com/icerik.asp?id=1265

-

ANNE SÜTÜNÜ ARTTIRAN BESİNLER

SÜTÜ AZ OLUPTA BEBEĞİNE SÜT VEREMEYEN ANNELERİN KALBİNİN ACISINI ANCAK BU SIKINTIYI YAŞAYAN ANNELER ANLAR.BİRÇOK YAZI VAR BUNUN HAKKINDA .ZAMANINDA BENİMDE BU KONUDA DENEMEDİĞİM ŞEY KALMAMIŞTI .ANNE SÜTÜNÜ ARTTIRAN BİRKAÇ BESİNİ BURAYA EKLEDİM. YARDIMCINIZ OLUR İNŞALLAH.DOKTORLAR İLK OLARAK HERŞEYİN BEYİNDE BİTTİĞİNİ KENDİNİZİ BUNA MOTİVE ETMENİZ VE STRESLİ ORTAMLARDAN UZAK DURMANIZ GEREKTİĞİ KONUSUNDA ISRARCILAR BENDEN DEMESİ....

BESİNLER
-Marul
-Tahin helvası
-İncir
-Beyaz dut
-Beyaz üzüm
-Dereotu
-Su
-Isırgan otu
-Rezene
-Pekmez
-Soğan
-Tarhana çorbası

SİZİNDE EKLEMEK İSTEDİĞİNİZ BESİNLER VARSA (DENEDİĞİNİZ VE SONUÇ ALDIĞINIZ )SİZLERDE PAYLAŞABİLİRSİNİZ....

EMZİREN ANNELERE BİRKAÇ ÖNERİ

Kendinizi psikolojik olarak emzirmeye hazırlamak, ayrıca emzirme eğitimi ile birlikte meme başının süt vermeye hazır hale getirilmesi için gerekli egzersizleri öğrenmek ve uygulamak için doğumdan önce mutlaka bir çocuk hekimine gitmelisiniz.

Sütünüzün gelmesini beklemeden ve kesinlikle şekerli su vermeden, bebeğinizi doğar doğmaz ilk yarım saat içinde mutlaka emzirmelisiniz.

Doğduğu andan itibaren istedikçe emzirilmelidir. Yenidoğan bebekler genellikle 8-10 öğün emmek isterler. Öğün sayısı daha sonra giderek azalır. Sık emzirme bol süt gelmesini sağladığı gibi, göğüslerin şişmesini ve acımasını da önler.

Emzirmeden önce veya sonra ticari mama, inek sütü ya da başka gıdaların verilmesi, bebeğin aldığı süt miktarını azaltır. Bu durum da daha az süt gelmesine neden olur. Bu tür ek gıdalara, bebek 4-6 aylık olmadan başlamamak gereklidir.

Başkaca sıvılar vermek için biberon kullanılmamalıdır, bebeğin meme emmesini tümüyle kesebilir. Biberonun gerektirdiği emme şekli meme emilmesinden daha farklı ve kolay olduğu için biberonu tercih etmelerine neden olabilir.

Anne bebeğini emzirdiği dönemde kendi beslenmesine de özel bir önem göstermelidir. Emziren anne, günde en az iki litre sıvı, en az iki bardak süt içmeli veya yoğurt ve peynir gibi süt ürünlerini yemelidir.

Protein gereksinimini karşılamak için kuru fasulye, nohut, mercimek gibi kuru baklagiller, et, tavuk, balık gibi yiyeceklerden her öğünde yemelidir.

Bol bol sebze ve meyve ihmal edilmemelidir.

Ayrıca sütünün az geldiği düşüncesinde olan annelerin şekerli gıdalardan (pekmez, bal, reçel gibi) daha fazla tüketmesi tıbben tam kanıtlanmış olmamakla birlikte faydalı olacaktır.

Emziren annenin ruhsal yönden desteklenmesi, huzurlu bir ortam sağlanması ve mutlu edilmesi de son derecede önemlidir.

Her emzirmede, bir önceki beslenmede en son verilmiş memeden başlanmalıdır.

Bebeğin emme gücüne bağlı olmakla birlikte her emzirme yaklaşık 20-30 dakika sürmelidir.

Çünkü bazı bebekler uykulu iken daha rahat emzirilirler.Diğer besinler bebeğe,biberonl(su vb)

Yalancı meme kullanılmamalıdır.Biberon ve yalancı meme,bebeğin anne memesini tutmasını güçleştirebilir.

Bebek süt gelmeyen memeden emmeyi reddediyorsa,meme emerken bebeğe ağzının kenarından damlalıkla süt verilerek memede kalması sağlanmalıdır.

Anne sütünün arttırılması için annenin sabretmesi ve çaba göstermesi çok önemlidir.Anne sütünün artması için gereken süre çok değişkendir.Eğer bebek anneyi sürekli emerse ve diğer ek gıdalar biberon yerine damlalıkla verilmeye devam edilirse sütün arttırılması birkaç gün içinde gerçekleşir.

Anne bebeğini düzenli olarak emzirmeli emziremediği durumlarda mutlaka sütünü düzenli olarak üç saatte bir sağmalıdır

FAZLA SÜT TÜKETİMİ

Aileler tarafından farkedilmeyen, ancak her iki çocuktan birinde görülen demir eksikliğinin, beyin gelişimi ve öğrenmeyi olumsuz etkilediği vurgulandı.Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Hastalıkları Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Nazan Sarper, yaptığı açıklamada, çocukların, büyüme çağlarında demire çok fazla gereksinimleri olduğunu söyleyerek, çocukların günde yarım kilodan fazla süt içmesinin demir eksikliğine bağlı kansızlık ve diş çürümelerine neden olduğunu belirtti. Çocuktaki demir eksikliğinin en önemli nedenlerinin anne sütünü yeterince alamaması ve et tüketmemesi olduğunu ifade eden Sarper, şu bilgileri verdi: “Düzenli beslenmeyen çocuklara sürekli süt verilmesi çok sakıncalı. Günde yarım kilodan fazla süt, demir eksikliğine bağlı kansızlık ve diş çürümesii yapıyor. Süt içerek kalori ihtiyacını alan çocuk yemek yiyemiyor ve bu da düzensiz beslenmesine neden oluyor. Anneler yemek yemeyen çocuğunu sürekli süt vererek tek yönlü besliyor, çünkü bu annenin kolayına geliyor. Çok fazla süt, aynı zamanda (biberon çürüğü) denilen diş çürümelerine neden oluyor.”

-

SU MAYMUNU



Çocuğunuza bu oyuncağı sakın almayın!
Çocukların dikkatini çeken 'su maymunu' adı verilen renkli jel topların yutulması halinde tehlikeli olabileceği bildirildi. Sağlık Bakanlığı tarafından 26 Mayıs 2008 tarihinde genleşen ürünlerle ilgili yazısı gereği 14 yaşın altındaki çocuklara satışı yasak olan 'su maymunu' adı verilen jel topların bitkilerin yaşaması ve dekorasyon amaçlı satılması serbest.


Çocuğunuza bu oyuncağı sakın almayın!
Okulların çevresinde bulunan market, kırtasiye ve oyuncakçılarda satışı yasak olan renkli jel toplarını satın alan bazı çocuklar ise tehlikeden habersiz. Uzmanlar, suya konulduğunda bölünerek çoğalan su maymunlarının yutulması halinde mide de büyüyerek tehlikeli sonuçlara yol açabileceği konusunda uyardı. Çocukların nefes borusuna kaçması veya yutulması halinde hayati tehlikeye neden olabileceği bildirilen bu üründen çocukların uzak durması istendi. Dekorasyon ve bitkilerin uzun ömürlü yaşaması için kullanılan şeffaf ve bir çok renkte bulunan boyları ise birkaç milimetre olan toplar, suya konulduğunda ise 400 kat bölünerek büyüyor.
ALINTIhttp://haber.mynet.com/

ÇOCUKLARDA AŞI TAKVİMİ

14Mar2009
Bebek doğduğunda: Hepatit B 1. Doz
1. Ay: Hepatit B 2. Doz
2. Ay: 5′li karma aşı (Difteri-Tetanoz- asellüler Boğmaca-Inaktive Çocuk felci-HIB) 1. Doz
2. Ay: Verem Aşısı 1. Doz
2. Ay: Konjuge Pnömokok Aşısı 1. Doz
4. Ay: 5′li karma aşı (Difteri-Tetanoz- asellüler Boğmaca-Inaktive Çocuk felci-HIB) 2. Doz
4. Ay: Konjuge Pnömokok Aşısı 2. Doz
6. Ay: Hepatit B 3. Doz
6. Ay: 5′li karma aşı (Difteri-Tetanoz- asellüler Boğmaca-Inaktive Çocuk felci-HIB) 3. Doz
6. Ay: Konjuge Pnömokok Aşısı 3. Doz
6. Ay: Oral Polio Aşısı 1. Doz
12. Ay: 3′lü karma aşı (Kızamık, Kızamıkçık, Kabakulak) + Hepatit A aşısı 1. Doz
12. Ay: Konjuge Pnömokok Aşısı (Rapel) Pekiştirme Dozu
18. Ay: 5′li karma aşı (Difteri-Tetanoz- asellüler Boğmaca-Inaktive Çocuk felci-HIB) (Rapel) Pekiştirme Dozu
18. Ay: Oral Polio Aşısı 2. Doz
7 Yaş: 3′lü karma aşı (Kızamık, Kızamıkçık, Kabakulak) + Hepatit A aşısı (Rapel) Pekiştirme Dozu
7 Yaş: Oral Polio Aşısı 3. Doz
7 Yaş: Erişkin Tipi Difteri-Tetanoz aşısı 1. Doz
15 Yaş: Erişkin Tipi Difteri-Tetanoz aşısı 2. Doz

CANLARIMIZIN CANINI ACITAN SÜT DİŞLERR



DİŞLER NE ZAMAN ÇIKAR?
Ortalama olarak ilk diş 7. ay ortalarında belirir.Ancak bazan ilk diş üçüncü ayda erkenden ortaya çıkarken, bazan da on ikinci ay, hatta sonrasına sarkabilir. Dişlerin çıkışı genellikle kalıtsal düzene uyar, yani sizin veya eşinizin dişleri erkenden çıkmışsa bebeğinizde de aynı şekilde olması olasıdır.
DİŞLER ÇIKARKEN NELER OLUR?
Diş çıkarma belirtileri dişlerin kendisinden iki-üç ay önce ortaya çıkabilir. Bu semptomlar çocuktan çocuğa değişir ve aslında bunların neler oldukları ve ne kadar ağrı verdikleri konusundaki görüşler de doktordan doktora değişmektedir. Ancak genellikle diş çıkaran bir bebeğin şu tecrübeleri yaşayabileceği kabul edilmektedir :
Salya Akıtmak : Birçok bebek iki buçuk-üç aylıktan başlayarak salya akıtır.Diş çıkarma bunu bazı bebeklerde diğerlerine göre daha çok arttırmaktadır.
Çene ya da yüzde kızarıklık : Bol salya akıtan bir bebekte ,çenede ve ağız çevresinde sürekli salya temasının yarattığı tahrişe bağlı olarak deride kızarıklık ya da çatlakların oluşması şaşırtıcı değildir. Bunu önlemek için gün boyunca periyodik olarak salyayı nazikçe silin ,bebeğiniz uyurken akan salyayı emmesi için de yatak çarşafının altına bir havlu koyun. Deride kuruma belirdiğinde yumuşak bir deri kremi ile o bölgeyi sürekli nemli tutun.
Hafif öksürük : Aşırı salya bebeğin zaman zaman tıkanmasına ve öksürmesine yol açabilir. Bebeğiniz soğuk algınlığı ,nezle ya da allerji belirtileri göstermiyorsa bunda endişelenecek bir durum yoktur. Bebeklerin dikkat çekmek ya da ses repertuarlarını zenginleştirmek için öksürüğü sürdürmeleri sık görülen bir durumdur.
Isırma : Bu durumda bir ısırık düşmanlık belirtisi değildir. Diş çıkaran bir bebek eline geçen her şeyi - bu kendi eli ,annesinin memesi ,yabancı birinin parmağı olabilir - ağzına sokarak dişetlerini rahatlatmaya çalışır.
Ağrı : Çıkmakta olan bir dişin baskısı altında dişetinde enflamasyon gelişir. Bu durum bazı bebeklerde dayanılmaz ağrılara yol açarken bazılarında hiç sorun oluşturmayabilir. İlk diş ve azı dişleri çıkarken en fazla sıkıntı yaratan dişlerdir.
Huzursuzluk : Enflamasyon arttıkça ve keskin diş yüzeye yaklaştıkça bebeğin dişetindeki ağrı sürekli bir hal alabilir. Kronik ağrısı olan herkes gibi sıkıntılı olabilir ve kendi normal halinden uzaklaşabilir. Bu huzursuzluk bazan haftalar boyunca sürebilir.
Beslenmeyi reddetme : Diş çıkarmakta olan bir bebek beslenmeyi reddedebilir. Katı yiyeceklere başlamış olan bir bebek bir süreliğine bu yiyeceklere karşı olan ilgisini yitirebilir. Ancak bu sizi endişelendirmemelidir. Çünkü bebeğiniz sıvı gıdalardan da gerekli besinleri alır ve dişi çıktıktan sonra iştahı yerine gelecektir.
İshal : Bunun diş çıkarma ile olan ilgisi çok şüphelidir. Bazı anneler her diş çıkardığında bebeklerinin ishal olduğunu söylerler. Bazı doktorlar büyük olasılıkla artmış tükrük salgısı nedeniyle diş çıkarmayla barsak hareketleri arasında bir bağıntı olduğunu düşünürler. Bazı doktorlar ise böyle bir bağıntının olduğunu kabul etmek istemezler ; belki de annelerin her ishali diş çıkarmaya bağlayarak önemli gastointestinal bozuklukların göz ardı edilebileceğinden çekindikleri için böyle davranırlar. Diş çıkardığı dönemde bebeğinizin dışkısının sulu olabileceğini bilin , ama iki dışkılamadan daha uzun süren ishali mutlaka doktorunuza bildirin.
Ateş : Ateş de tıpkı ishal gibi doktorların diş çıkarmayla bağıntılı olduğu konusunda tereddütle yaklaştıkları bir belirtidir. Dişetlerindeki enflamasyon nedeniyle 38 C'nin altındaki bir ateş diş çıkarmaya eşlik edebilir. Yine de bebeğinizin ateşi varsa diğer zamanlarda ne yapıyorsanız öyle davranın ve iki günde azalmazsa doktorunuza haber verin.
Uykusuzluk : Gece boyunca deliksiz uyuyan bebekler bile diş çıkarırken gece uyanmaya başlayabilir. Bu durumda hemen onu beslemeye çalışmayın. Bunun yerine kendi kendine tekrar uyumasını sağlayın.Gece uyanma da diğer problemlerde olduğu gibi ilk diş ve azı dişleri çıkarken daha fazla görülür.
Dişeti hematomu : Bazan çıkan bir diş dişetinde kanamaya neden olabilir , bu da mavimtrak bir leke olarak görülür. Bu hematomlar için endişelenmeye gerek yoktur ve tıbbi girişim gerektirmeden kendiliklerinden düzelirler. Soğuk kompres acıyı azaltıp iyileşmeyi hızlandırabilir.
Kulak çekiştirme , yanak kaşıma : Dişetlerindeki ağrı sinir yolları boyunca kulak ve yanağa yansıyabilir. Bebeklerin kulak enfeksiyonu olduğunda da kulaklarını çekiştirdiklerini unutmamak gerekir. Bebeğiniz diş çıkarsa bile kulak enfeksiyonundan kuşkulanıyorsanız doktorunuza danışın.

DİŞ ÇIKARKEN NELER YAPMALI?
Onlarca denenmiş tedavi yöntemi vardır. Bazıları işe yarar , bazıları yaramaz. Aşağıdakilerden bazılarını siz de deneyebilirsiniz :
Çiğneyecek bir şeyler vermek : Burada besin değerinden çok dişetlerindeki basıncı rahatlatmak amaçlanmaktadır. Bu nedenle de çiğnenen şey soğuk olursa yararı artar. Dondurulmuş çörek , soğuk bir muz , veya havuç , bir tülbente sarılmış buz parçası , lastik bir diş halkası. Bebeğinize çiğnemesi için ne verirseniz verin mutlaka yanında bulunun ve oturur pozisyonda olmasını sağlayın.
Dişlerini kaşıyabileceği şeyler : Bazı bebekler başlangıçtaki acı nedeniyle itiraz edebilir. Fakat bir süre sonra acı yerini rahatlamaya bırakır.
Soğuk içecekler : Bebeğinize bir biberon soğuk su verin. Biberonu reddederse bardakla vermeye çalışın. Bu sayede bebeğinizin su ihtiyacını da karşılamış olur ve ishal veya artmış salyayla kaybettiği sıvıyı yerine koyarsınız.
Soğuk yiyecekler : Buzdolabında soğutulmuş şeftali püresi, elma püresi, yoğurt, bebeğinize oda ısısındaki yiyeceklerden daha çekici gelebilir.
Ağrıyı azaltacak bir şeyler : Başka hiç bir şey işe yaramazsa parasetamol işinizi kolaylaştıracaktır. Doz ayarlaması için doktorunuza danışın. Doktorunuz önermediği sürece bebeğinizin dişetlerine başka bir şey sürmeyin. Bunun içine alkollü içecekler de dahildir.
Dr.Sıtkı EVRENKAYA
Kızım ilk dişlerini 3,5 aylıkken çıkardı bizim için çok zor bir süreç değildi hatta çok seviniyordum Emmediği için .Bu yüzdende besinlere çok kolay geçiş yaptım..21 aylık ama tüm dişlerini çıkardı sanıyordum.Dün farkettim sürekli elleri ağzındaydı ve birkaç gündürde huzursuz ben aslında yine boğazları zannettim ağzına bir baktım ki en arkadaki diş etleri bembeyaz olmuş.Bir araştırma yapayım dedim araştırma yaparkende bu yazıyı kendi adıma çok açıklayıcı buldum sizlerlede paylaşmak istedim.

DOĞUM ÇANTASINDA OLMASI GEREKENLER

Doğum yapacağınız hastane ile görüşmeli sizin ve bebeğiniz için temin edecekleri şeyleri öğrenmelisiniz. Böylece çantanızı gereksiz, kullanmayacağınız eşyalarla doldurmuş olmazsınız.Tabi bide hangi mevsimde doğum yaptığınızda önemli ...

Anne için...
2 adet gecelik (önü açılanlardan olsun)
1 adet pijama 1 adet sabahlık
Altı kaymayan terlik (ben hemşire terliklerinden almıştım)
2 adet çorap
3-4 adet kilot
1-2 adet atlet
2 adet emzirme sütyeni (yani normalde olabilir)
Hırka ya da şal
Koyu renk havlu - bir de banyo yapmanız gerekirse diye bir havlu
Hijyenik ped ,Göğüs pedi
Göğüs ucu için krem, Göğüs pompasi (yine her ihtimale karşı)
Tarak ,Diş macunu-diş fırçası,Şampuan, Sabun,Toka, parfüm, makyaj malzemeleri
Taç ya da kırmızı kurdale -ben fiyonklu taçlardan almıştım
Fotoğraf makinesi veya kamera ,Telefonlar ve şarj aletleri ,Yedek piller ,Kolonya, ıslak mendil Kağıt havlu
Çikolata (çikolataları aldım pembe bebek figürlü idi süslerini kendim yaptım ama o telaşta fotoğraflarını çekmeyi unutmuşum :( )

Bebek için...
3 tane badi (Mevsime göre kısa veya uzun kollu)
2 tane hastane çıkışı -ben bir takımda pijama koymuştum.
2 tane çorap
2 tane ağız mendili
2 tane pijama altı
2 tane şapka ve eldiven
Yelek ve hırka
Battaniye
3-4 tane bebek bezi
Araba koltuğu/ana kucağı veya portbebe-portbebe bana göre daha kullanışlı
Havlu
Saç fırçası,Burun temizleme aspiratörü, Biberon (her ihtimal düşünülmeli).hatta göğüs pompası
Sizinde eklemek istedikleriniz varsa beklerim...