KARALAMA DEFTERİ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
KARALAMA DEFTERİ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

PUZZLE KEYFİ



ARTIK PUZZLE TAMAMLAYABİLİYORUZ.GALİBA BAŞKA PUZZLE ALMAM GEREKECEK ÇÜNKÜ GÜNDE KAÇ DEFA YAPIYORUZ TAHMİN BİLE EDEMEZSİNİZ:)))

BABALAR GÜNÜ

Dün sabah kalktık evimizi temizledik, babayı uyandırdık .''Haydi kalk sana bir süprizimiz var '' dedik.Çok güzel bir yere götürdük, biz orda huzur buluyoruz.Sabah sabah denizin karşısında kahvaltı yapmak harika bir duygu.Kızım kahvaltısını ettiği için biz karı-koca kahvaltı keyfi yaptık o arkadaşlarıyla oynadı.Sonra kalktık arabada giderken dua ettik ''şöyleee denize nazır bir evimiz olsun'' diye.Dedeye gittik orda babalar gününe devam ettik.Bünyeyide fazla yormamak lazım değil mi? Sonrada evimize döndük.Bugün pek resim çekemedim.
Geçmiş olsuna arkadaşlar uğradı akşam ,birde bebişimiz vardı 4 aylık.Sudecik bayıldı bebişe ağladıkça oynattı Elif Duru'yu. Tabi ben sürekli tepkilerini izledim kızımın Maşallah çok iyiydi.Hatta Elif'in elini öp dediler bizimki hemen bebekler öpülmez dedi bizde şaştık kaldık.

MERHABA BEN GELDİM

BABALAR GÜNÜN KUTLU OLSUN CANISI BABASI
UYKUSUZLUKTAN NEREYİ BULSA ORAYA BAYILIYOR

ANNE HER AN YANINDA ÇOK MUTLU CANIM ÇOK MUTLU:)))))))


YERİM SENİ YERİMMMMMM


Nasılsınız dostlar?


Biz iyi değildik ama şimdi iyiyim Allah'a şükürler olsun.Biliyosunuz 7 aylık hamileyim ve benim bebiş '''anne ben erkenden gelicem '' dedi .AAAAAAA olur mu bebişim dedik nereye sen daha durmalısın dedik.Daha 28 haftalık daha en az 10 haftada daha da durmalı kaç gündür yatıp dinleniyorum Doktorumuz 10 günlük rapor verdi herhalde bir 10 gün daha verir.Moralim çok bozuktu ama toparladım Allah'a şükürler olsun.Sonra yasal iznim başlar.Benim doğumdan önceki izinlerimi doğumdan sonrakine saydırma planıda yatıyor tabi.2 aylıkken bırakıcam bebişimi.Sonrada diyorum sağlıklı sıhhatli olsunda ne yapalım.

Evde oturmaya alışmammışım canım çok sılıyor.Gerçi kızımla çok güzel vakit geçiriyoruz ama biraz daha sağlıklı olsam şu işlerimi yapabilsem yorulmadan o zaman daha iyi olacaktım.Kızım çok mutlu tabi her an anne yanında .Sağolsun yormuyoda beni.Maşallahhhhh:)))

Hatta dün akşam babası yemekleri hazırladı o taşıdı.Dedim kızım büyümüş bana artık hiçbirşey olmaz:))) Anneciğim gececek diyor.Her sabah soruyor iyimisin diye benimde onu tutup yiyesim geliyor.Bir sorunumuz var UYKU öğlen uykusuna yatmıyor inat ediyor tabi huysuzlukta çabası.Her yolu deniyorum olmuyor.En sonunda bir koltukta bayılmış buluyorum canımı .Eeeekucağıma da alamıyorum uyuduğu yerde kalıyor ,babası varsa yatağına.

Bu arada yatağına alıştırma çalışmalarımız harika sonuçlandı ,hemde hiç zorlanmadan ama sabah 4 dedin mi yanımızda .Olsun bu da harika.Geçen gözümü bir açtım hava aydınlanmış yanıma bi baktım bizim ki yok, hemen gittim yatağına mışıl mışıl uyumakta Maşallah dedim kuzuma maşallah.Anne kokusunu aldı yaa bi baktım 2 dakika sonra yanımda:))))

Tüm babaların babalar günü kutlu olsun .Bizde babamıza siyah kısa kollu çok şık bir gömlek aldık.Bir de sarı papatya ve bebiş adına bir not yazdık:)))

Şimdi babama sıra geldi ama o uzakta.Bu telaş içinde hediye alıpta gönderemedim ona .Bugün bi şekilde telafi etmeliyim bakalım artık:))

YAZASIM YOKKK OKUYASIM YOKKKK :)

Ayy bana ne oldu bilmiyorum giriyorum bloğuma öyle bi bakınıyorum arkadaşlarımı okuyup çıkıyorum eee bu ne şimdi ya hiç bakma ya da bişeyler karala dimi ama.Yaz geldi sıcak geldi benim ayaklar ilk doğumdan önce 35,5-36 iken doğumdan sonra 37 oldu ve hiç inmedi şuan 38 lerde :((( neyse be 40'ı da gördüğüm için yok sorun yok diyorum kendime ,şistikçe şişiyorumm ne kadar dikkat etsemde olmuyor işte.... loğusada değilim henüz bu ne bunalım diyorum anlayamıyorum.Sonra diyorum sen her halinle güzelsin:)))) Canımında tatlı yalanlarıyla atlatıyorum bunu.Bişey var ama neeee ?haftaya gidiyorum Kırıkkaleye ordan tekrar Rizeye ordan 2 günlüğe tekrar İstanbul ee peki dostlar bu sıcakta 8. ayında olan bi kadın nasıl yapacak bunları inanın bende bilmiyorum ama koşuşturmayı seviyorum galiba( her ne kadar söylensemde tabi)
Bebişimde çok iyi Sarı papatyamda Allah'a şükürler olsun deyip herkese güzel bir pazar diliyorum:))

BAĞLANMAYACAKSIN /CAN YÜCEL



Bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne.
"O olmazsa yaşayamam." demeyeceksin.

Demeyeceksin işte.
Yaşarsın çünkü.
Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.
Çok sevmeyeceksin mesela. O daha az severse kırılırsın .
Ve zaten genellikle o daha az sever seni,

Senin o'nu sevdiğinden.

Çok sevmezsen, çok acımazsın.
Çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem.
Çalıştığın binayı , masanı , telefonunu, kartvizitini...
Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin.

Senin değillermiş gibi davranacaksın.
Hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de korkmazsın.
Onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın.
Çok eşyan olmayacak mesela evinde.
Paldır küldür yürüyebileceksin.
İlle de bir şeyleri sahipleneceksen,
Çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin.
Gökyüzünü sahipleneceksin,
Güneşi, ayı, yıldızları .....
Mesela kuzey yıldızı , senin yıldızın olacak.
"O benim." diyeceksin.
Mutlaka sana ait olmasını istiyorsan bir şeylerin...
Mesela gökkuşağı senin olacak.
İlle de bir şeye ait olacaksan, renklere ait olacaksın.
Mesela turuncuya, ya da pembeye.
Ya da cennete ait olacaksın.
Çok sahiplenmeden, Çok ait olmadan yaşayacaksın.
Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi, Hem de
hep senin kalacakmış gibi hayat.
İlişik yaşayacaksın . Ucundan tutarak...

ALLAH KORUDU BİZİ



Allah korudu bizi .Yandan gelen aracın çarpmasıyla bu hale geldik .Kimseye bişey olmadı ama yürekler hopladı tabi .Hele bebiş pıt pıt ben sakinleşene kadar orda olduğunu belli etti bana .

BAŞKA NE DENİR Kİ

Yağmur yağıyor. Mutfak camındayım. Nasıl üşüdüğümü


bilemezsin. Menekşelerim çiçek vermiyor artık anne.

Söylediğin gibi hep dibinden su verdim ama…



Şimdi telefon açsam sana, sesini duymak da yetmiyor ki.

Hep aynı cümleler; “Babamlar nasıl, ilacını aldın mı?”

Nedenini bilmediğim bir ağlamak var içimde.

Bir yerlere sığdıramıyorum yüreğimi. Bazen mutfakta

dalıp giderdin yemek yaparken, tahta kaşıkla

tencerenin başında öylece ne düşünürdün acaba?

Özlemek çok fena anne. Anlamak seni; daha da fena…



Omuzlarım ağrıyarak uyanıyorum sabahları.

Benim kızımın omuzlarımı ovmasına daha çok var.

Gittikçe sana mı benziyorum ben, ya da

“Annenin kaderi kıza” dedikleri doğru mu?

“Baban eskitir her şeyi kızım” demiştin bir kez,

anlamamışım meğer, eskiyormuş anneciğim.

Omzunu ovacak kalmıyormuş meğer aynı evin içinde.

Şimdi duysan bunları ne üzülürsün; mutsuz mu kızım diye,

çoktan kendinden vazgeçmiş bir sesle. Mutsuz değilim de anne,

yağmura ve mutfağımdaki kedere çare bulamıyorum.



Evimi topluyor, toz alıyor, patlıcan kızartıyor,

televizyon seyrediyor, akşam çalan kapıyı açıyorum,

açtığımı gören olmuyor.

Pişirdiğim yeniyor da, güzel olmuş denmiyor.

Çay demleniyor, demleniyor, demleniyor…



Kederim mutfağımın her yerine yerleşiyor.

Ah nasıl eskiyor her şey anne, nasıl eskiyor.

Eskilerimi de atmaya kıyamıyorum. Seni çok özlüyorum.

Bana yasakladığın bahçeler, sana da mı uzaktı hep?

Gidemeyişine ağladın mı sende? Ne zaman eskiyor sevgiler?

Ödenen bedellerin acısı geçince mi? İşte böyle,

kalbimde bir acı. Şarkılar seni söyler.

İclal AYDIN

ANNE-KIZ ÇALIŞMALARI




Kızımla evde faaliyet yapmaya bayılıyoruz özelliklede boyama ve ezberleme, hayvan ,cisim ne olursa olsun onların isimlerini tekrarlama bende bunları çok sevdiği için internetten araştırıp çıktılarını alıp birlikte çalışmalar yapıyoruz.Aşağıdaki resimleri daha önceden bulup kaydetmiştim bilgisayarıma ama nerden bulduğumu hatırlamıyorum inanın.


Yukardaki resimlerde alfabe çalışmaları var İlk olarak sesleri tekrarladık ben harfleri tanıması için değil sadece kulak aşinalığı olsun diye gösteriyorum bence çok erken ama kızım s'yi ve ş'yi peltek söylediğini farketmemden sonra bunu yapmaya karar verdim şimdi düzelttik ancak ş'lerde biraz sorun var bir de r'de :)) ama oda her çocukta var onun için onu takmıyorum.Daha sonrada boyadık




Yukardaki resimlerde de hangi hayvan nerde yaşıyor çalışması çoğunu resimden dolayı ve bazılarınıda henüz bilmediği için yapamadı ama örneğin balık vardı karşısında da akvaryum onu bildi bilmesinin nedeni de evimizde akvaryum olmasıydı, en komiğide köpeği görüp evde evde diye tekrarlamasıydı ama orda köpek kulubesi vardı anlatamadım tabi tamam evde dedim en sonunda haa birde maymunun ağaçta yaşadığını bildi kızım acayip şekilde maymun hastası :))) ve daha sonrada boyadık onları .



Kızımın altına giydiği şey benim t-shirt'üm tabi boğaz kısmı giyilemeyecek kadar bollaştı:))) anne bak eteğime diye yanıma geldiğinde ve yukardaki gibi pişmiş kelle gibi gülmesine ne dersiniz bilmiyorum artık:)))

SARI PAPATYAM



Ya benim kızımın huyu değişti ya da şu 2 yaş sendromuna yeni girdi ya da yada yeni gelecek bebişe tepkiler .Ama bende güç yok ki:((( Neyse dün akşam kızım banyo yapmayı çok  sevdiği için -anneciğim bugün banyo yapıcaz. Bizim ki havalara uçtu tabi artık kendi kendine yıkanabiliyor:))))))))) ben yıkarken o da kendine su döküyor ama yüzünden itibaren bazen burnundan su kaçıyor mahvoluyo:)) anneciğim diyorum vücuduna dök yüzüne değil desemde aynı işlem ben onu yıkayana kadar devam ediyor.Neyse bizim sorun burda değil zaten banyo sornası son iki banyosundada aynı şeyleri yapar oldu .Banyodan sonra hemen havlusuna sarıp götürüp giydiriyordum ama şimdi kucağıma alamadığım için havlusuna sarılıp olabildiğince benden kaçıp bi yerlere saklanıyor Allah'dan havalar sıcakta üşüyecek diye korkmuyorum .Ama bende onu giydirip biraz dinlenmek istiyorum malum ağırlaşmaya başladım.Bu arada eşim evde yokken bir daha asla yıkamam:))

Kızımı zorla giydirdim ama nasıl bacaklarımın arasına aldım ayaklarını o şekilde tutabildim zarla zorla giydirdim.diyorum anneciğim sen böyle yapmazdın ne oldu sana cevap yok tabi.Neyse aynaya baka baka saçlarıyla oynuyo bir anda bana döndü ve dedi ki

-Göbekli anne göbekli anne ......

Aaaaaaa sen mi bana diyosun göbekli diye tabi bir koşturmaca :))))) Sonra da öylece uyuya kaldı yavrum .

Dün akşam  kızımla anlaşma yaptık bir daha beni üzmeyecekmiş bir daha yapmayacakmış söz veriyorum dedi bi de üstüne :))) artık ne kadar tutar bilmiyorum.Ama bu sabah bana hiç zorluk yaşatmadı her zamanki gibi kalktı gidiyormuyuz dedi evet dedim aldı ayakkabılarını giydi ve çıktık ben şokta tabi acaba sözünümü tutuyor ne:)))

KIZCAĞIZIM


Yaa eskiden kızımı sabah hiç sorun olmadan bırakırdım şimdi her sabah ki diyoluğumuz şu şekilde
-Anne yat kalkma
-Ama işe gitmem gerekiyor kızım
-Gitme anne yütfen :((((
-Ama biliyosun işe gitmezsem olmaz :(((
-O zaman bana mumurcak tv yi aç ben evde kalayım
-Kızım babanne açmış yumurcak tv yi seni bekliyor.
Ben giyinip kahvaltı filan derken yumurcak tv yi açmak zorunda kalıyorum yoksa gidene kadar ağlıyor ve bacağımı bırakmıyor yavrum.Ne olacak böyle bilmiyorum .Alışması gerekirken daha da beter oluyor o medivenleri çıkarken öyle hüznlü hüzünlü bakması beni mahvediyor.Zaten hassas dönemdeyim iyice kötü oluyorum .Az önce telefonla konuştum seside iyi gelmiyordu off off

ŞİİR DİNLETİSİ







Dün akşam Mervoşumun Şiir Dinletisine gittik çok güzeldi .Harika bir dekor ve pırıl pırıl gençler saz ,keman şiirler harikaydı.Sudeyide götürdüm.Dururmu durmaz mı Canım dedi ki ;
-durmazsa geliriz ,
-ama Mervoşu seyretmek istiyorum benn:))
-O zaman seyredersin ben oyalarım .
-tamam o zaman deyip çıktık yola

Kızım ik başta durdu arada yine söyleniyordu -Anne eve gitmek istiyorum-kızım böyle yerlerde sessiz olmak lazım( bu sefer kulağıma eğilerek )anne gidelim mi? Canım dayanamadı çıkardı sarı papatyamı dışarı. Mervoşu seyredip bende çıktım. Eve gider gitmez kızım hemen uyudu.
Bu arada sıcaklar başladı benim akşam nefes alamama problemlerim başladı:) Yastığı yükselttim biraz daha rahatladım  .

YAYLA EVİ VE SICAK





Dün iş yerimden izinliydim.Şeker yüklemesi yapıldı.Allah'a şükürler olsun herşey iyi hala demir eksikliği var ama onuda vitaminle takviye etmeye çalışıyorum bir de harnup pekmezini deniycem ama yiyemiyorum.Neyse dün sabah gittik hastaneye öğleden sonra 15:00 'te bitti işimiz.Off o kadar bunaldım ki sahile gidelim dedim Canıma o da tamam dedi .Yayle Evi diye bir yer var yolunuz düşerse sizde bir gidin harika bir yer.Arkadaşlarımızıda çağırdık oh koyu bir sohbet bizim sarı papatya o aradan parkı gördü Tabi gitmek istedi bende o kadar hazırlıksızımki yanıma ne şapkasını almışım ne bezini almışım ne ıslak mendil neyse Canım götürdü parka bakıyorum arada o kadar sıcakk ki orası gittim yanlarını bizimkisi feryat figan gelmem diyo başka birşey demiyor iş anneye düştü tabi kucağıma alamıyorum yaa karnımı tekmelerse diye ama yanmış suratı kıpkırmızı olmuş tuttum kolundan zorla götürdüm tüm park bize bakmakta bide sıcak vurdu mu beni kendime gelemedim .Dedim sana bir daha park mark yok sabrımı denedi biliyorum :))) ama sakin davrandım valla o sıcağa o ağlamaya o kendini yerden yere vurmalara rağmen:)))

GÜZEL BİR PAZAR GÜNÜ

Bugün harika bir gündü ve hala harika:))) Sabah iş arkadaşlarım kahvaltıya geldiler eşleriyle beraber.Çok güzeldi ,tabi bizimkide coştu.Çünkü çok sevdiği arkadaşları gelmişti :)) Hemen bütün hünerlerini gösterdi .Şarkı söylemeler ,sohbetler kahkahalar vs.. Yeni taşındığımız için ve onlarında ilk defa geldiklerini bildiği için hemen odasını gösterdi baaak burası benim odam:))

Canım arkadaşlarım bide hediye almışlar.Yaa dedim keşke kendi evim olsaydı da öyle alsaydınız bari:))) Çok güzel şeyler kuğu tuzluklar ve sarı puantiyeli hem fırında hemde saklama kabı olarak kullanabileceğiniz çok güzel bir kap.



Erkekler masa tenisi oynamaya gittiler biz bayanlarda sohbete daldık 14.30 gibi gittiler.Bende dedim kızımı uyutayım ama ne mümkün coşmuş bizimki bugün .Canım geldi masa tenisi yüzünden ter içinde tabi neyse o da Sudeyi aldı babanneye gittiler biraz. Bende keyif yaptım .Canım bugün hiçbirşey yapma dinlen dedi bende sözünü dinlemezmiyim:))) Şaka maka birkaç gündür ağrım oluyor gerçi doktor normal dedi dinlen geçer dedi bende öyle yapıyorum gerçekten dinlenince geçiyor

Sonra canlarım geldi karpuzi kiraz yani meyve keyfi yaptık daha sonra benim canım acayip şekilde makarna çektiği için makarna keyfi yaptım .(kilolar kimin umrunda:))) )

Sonra canım balık tutmaya gitti hava çok sıcak ben hiiiçç çıkamam dışarı valla bende bugün bolcaaa dinlendim.yani bugün anlayacağınız bol bol Kızımla oynadım,arkadaşlarımla sohbet ettim......Sonra dizilere daldım akşam uyuya kaldığım için tüm dizilerimi kaçırır oldum.İlk Kavak yelleri o nasıl bitti öyle yaa acaba Efe yaşıyor mu nedersiniz? Sonra da başka kanallar kızımda içerde çizgi filmini seyrediyordu bi gittim yanına onu bu halde buldum:))) Canım yavrum öyle bir yorgun düşmüş ki terlik merlik hiç çıkmadan bu şekilde uyuya kalmış. Anne sana kurban olsun ( buranın deyimiyle anan kesulsun saaaa):)))


Bende kızım uyurken bloğuma bi bakayım dedim hemde arkadaşlarımın bloglarını bir gezeyim dedim.Biliyorum yasak ama bir fincan kahvemide aldım yanıma arada kaçamak olsun değil mi :)

Bugünlük bu kadar yarın izinliyim şeker yüklemesi yapılacak ve bazı birkaç test canımda yanımda olmak için izin almış Aşkım benim seni çookk seviyorum:))

YAPTIĞINDANNNN UTANMIŞ:)))

SON DÖNEM ŞARKIMIZ HER ŞARKININ SONUNA YAPTIĞINDAN UTANMIŞI EKLİYORUZ:))))

ZENCİ BİR ÇOCUK


Doğduğumda Siyahtım.

Büyürken Siyahtım.

Güneşe Çıktığımda Siyahtım.

Korkunca Siyahtım.

Hastayken Siyahtım..

Öldüğümde Hala Siyahım...



Ve Sen Beyaz Çocuk...



Doğduğunda Pembesin.

Büyürken Beyazsın.

Güneşe Çıktığında Kırmızı.

Üşüdüğünde Mor.

Korktuğunda Sarı.

Hastayken Yeşil.

Öldüğünde de gri’sin.

Sen şimdi bana renklimi diyorsun?

Not: 2005 yılında Çocuklar Dalında yazılan en iyi şiir seçilmiş.Zenci bir çocuğun kaleminden

SİHİRLİ ELMALARDAN ELMA ŞEKERİM GELDİ:))))




Allah'ım bu sabah o kadar yoğunduki anlatamam.Bir sürü iş bir anda geldi, başımda 5 kişi :))) ne olduğumu şaşırdım.Bir yandan telefondaki kibar ama bi o kadar sinirli biriyle pazarlık yaparken bir yandan iş kıyafetleri gelmiş kargocu onun parasını ister bir yandan kargocu başka bir paketi masama bırakıyor imza tc lütfen ben bi saniyeeee lütfen içerden biri Güliz Hanımmm bakarmısın diye bir sesss İMDATTTTT :)) ama ben işimi yine de seviyorum.
Kargocunun masama bıraktığı paketin üzerinde ismim yazıyo ben sanıyorum ki şirkete geldi bi baktım bana gelmiş kargocu gidiyo du bi saniye kargo parası, yokkk karşı taraf ödemiş zatenn :)))
Bütün işlerimi bitirdikten sonra açtım kutuyu tahmin ettiğim gibi analikizlihertelden sahibi arkadaşımın minicik kızının elleriyle çektiği ama bana çıkmadığı ama o şanslı arkadaşlardan birinini geri dönmemesi üzerine yedek olan bana çıktığı sihirlielmalar 'ın gönderdiği mis gibi elma şekerim geldi ama insan inan yiyemez bunu yaa  o kadar şekerki :)))) Tekrar teşekkür ediyorum.Ayrıca iş arkadaşlarımda göz dikmiş durumdular bende masama öyle bir yerleştirmişim ki :)))))

BEN SANA ^''HAYAT^'' DEDİM SEVGİLİ





“ Ben sana hayat dedim / Kendini öldürmene izin veremem ..”

Beni mutsuz edemezsin. Başaramazsın bunu. Çünkü ben sana hayat dedim sevgili. Öldüremezsin bizi.Üzemezsin beni. Kendini öldürmeye yeltendikçe ben seni bende büyütmeye devam edeceğim. Sen devam et kendinin katilin olmaya. Sen yüzünü kapattıkça umuda ben seni sende doğurmaya devam edeceğim. İnatla, sabırla.Çünkü sen cansın bende ..Yüreğine darağacları kurmakta kendin kadar özgür, ben kadar rehinsin hayata. Durma kanat dudaklarını. Sonra da tuz bas üzerlerine. Ama başaramayacaksın beni hüzünlere gelin etmeye. Başaramayacaksın çünkü sen bana aitsin. Öldüremezsin beni. Üzemezsin sevgili..Çünkü sen köklerime hayat verdin. Sökemezsin beni senden. Atamazsın içimdeki seni. Şimdi devam et kaldığın yerden. Öldürmeye devam et kendini. Güya sadece kendini öldüreceksin..Hayır hayır. Sen bir kez öperken toprağı dudaklarından, ben sensizlikte bin kez ölümü prova ederim gözlerimde. Sana öldükçe çoğalırım ben, çoğaldıkça büyürüm sende..

İçinde yeşeren umut filizlerini köklerinden kopar. Kan revan olsun ellerinden. Yüreğinden sızsın karanlıkların. Adressizliğini fırlat yüzünü. Ama benden “ seninle “ yaşadığım hiçbir an`dan mutsuzum cümlesini duymayı bekleme. Çünkü ben sana “ umut dedim. Yüzünü sök yüzünden. Kov mutluluk sözcüklerini limanlarından. Mutlu olacaksan, ezik durmaktan övünç duyacaksan devam et. İçinde biriken tüm savaşlara başlamadan yenilgileri kabul et. Ama ben sende yaşarken “ beni “ mutsuz edemeyeceksin. Başaramayacaksın sevgili.Ben yaşarken ölmeyeceksin. Kendini öldürmene izin vermeyeceğim.


Ben bir masala “ kahraman “ olmak için gelmedim. Sana inat gitmeyeceğim. Sen “ kendinden “ uzaklaştıkça sana sen kadar yakınlacağım.Sen kendinden vazgeçtikçe ben “ sen “ olacağım.Hadi dur ölümün besmelesiz safına. Gir kimsizlik şehirlerin küfür kokan sokaklarına. Aydınlık yüzünü vur karanlığa. Uykusuzluğunu kemirsin içinde adım miktarı mutluluklar. Sana diyorum sevgili. Öle-mez-sin. Kendini öldürmene izin veremem. Sendeki “ seni “ öldürebilirsin lakin sendeki beni öldü-re-mez-sin..Çünkü ben sana hayat dedim..Çünkü ben sana umut dedim..

Şimdi bırak içindeki yavan sorguları/ savaşları. Yetmedi mi kendini asmaların ? Yetmedi mi kendini yerden yere vurmaların ? Çok fazla şey istemiyorum senden. Adımın kapladığı yer kadar mutlulukları kendine bağışla ne olur. İki dudağının boşluğuna birkaç umut cümlesini bırak. Hadi adından ötesini hiçlik bildiğim duraklarda ölmeme izin verme. İliştir beni aynalarındaki gülümseyen yanına. Bir uçurum boşluğu yüreğin. Sendelesen de düşme sakın. Düş-me..Düşersen de sol yanıma düşür sol yanını..Bir ölüm sessizliği hüznün. Üşüsen de ölme sakın. Öl-me. Öleceksen de beni de götür yanında. Tek kişilik mezara sığar değil mi yüreğimiz ?

Beni bu kadar mutlu etmişken
Başını eğe-mez-sin.
Seni “ sana “ bırakmıyorum..
Öle-mez-sin.
Bite-mez-sin..
Çünkü sen ben`sin..
Ben de sen...

Ne yaparsan yap..
Beni mutsuz edemezsin.
Ölümü daya dudaklarıma,
Karanlığı yama kıyılarıma.
Ama beni üze-mez-sin
Çünkü ben seninle mutluyum..
Sen yaşarken,
Beni mutsuz göremezsin..
Çünkü ben sana hayat dedim ..

İsmail Sarıgene.

AŞKIM O BENİM


Yaaaa ben bu yazıyı yazıyosam yine çok özlemişim demektir.Gün içinde telefon konuşmalarımız bile yetmiyor artık.Telefon dedim de eskiden anlamsız sözlerini duymak için can atardım şimdi ise anlamlı sözcükleri için .bugünkü diyoloğumuz aynen şöyle
-nasılsın kızım
-iyiyim anne sen
-iyiyim annecim seni çok özledim
-bende seni çok özledim anne
-oyunmu oynuyosun
-evet anne liylayla oynuyoruz
-tamam annecim çok öpüyorum
-bende annecim, acele etme anne tamam mı ( ne demek istediğini anlayamadım:))
-niye annecim
-sen acele etme
-peki annecim hadi hoşçakal
-hoşçakal anne
arkasından bi çığlıkkkk
-babanneee annem kapattıııı kapaaatttt

bütün gün yanında olmak için neler vermezdim.Geçen tv'da konuşuyorlar İkbal soyadını hatırlamıyorum şimdi. anlatıyo yavrusuyla geçirdiği zamanı konuğuda ne güzel diyor zaman ayırabiliyorsunuz İkbal hanımda diyoki evet diyo artık çok zaman ayırabiliyorum. Konuğa diyo ki bide zaman ayıramamak sizin seçiminiz .Kafamda kocaman bir ACABA çalışmak benim seçimimmi yoksa hayatın şartlarımı .Hala karar vermiş değilim .Acaba sadece eşimin maaşıyla geçinmek mi yoksa iki maaşla daha güzel ve daha iyi bir gelecek için çalışmak mı ? Ben katılmıyorum İkbal Hanım'a bu benim seçimim değil bende her anne gibi çocuğumun yanında olup akşama kadar onun her nazını çekip akşama kadar onunla olmak isterdim.
Amaaannn nerden nereye geldim neyse bugün aklımda hiç çalışmak yokkkk yarın tatil yaaa bugünden girdim moduna galiba dün tüm işlerimi halledip bugünde günlük işlerimi halledip şuan keyif yapıyorum:)))))

Kızım ilk defa güneş yaptı.Bu da tarihe geçsin:))))))
 Tabi ben fotoğraf  makinasını kapıp gelene kadar üstüne çizikler çizmiş bile:)) olsun buda güzel

İLK BLOG ÖDÜLÜM

Aman ne kadar önemli deyip bu nedir diyen vardır ama benim için çok önemli niye mi ? Biri sizi düşünüp sizi takip edip ve sizi içten bulup bu güzel şeyi sizinle paylaşıyor.Daha önemli ne olabilir ki . Tatlı Ayaz'ın tatlı annesi sevgili Burcu'dan aldım bu güzel hediyeyi .Çok teşekkür ederim.
Bu ödülü bloğumda yayınlayıp bende  10 arkadaşımı seçmem gerekiyormuş ayıramıyorum ki .Eğer kabul ederlerse buyrun blog arkadaşlarım

kızımla adaş Sude'nin annesine

Şanslıma

Sevimli Lal'ın annesine

Yakışıklı Erdem'in annesine

Rüya gibi tatlı Rüya'nın annesine

Sevgili Gülin'e

susamçörekotu arkadaşıma

yemeklerine bayıldığım aslıcığıma

annesinin gülüne

fatmama

güzel anne selma'ya

BENİ ANLATMIŞ


Kızıma mektup...


Sevgili kızım güzel arkadaşım...

Sana yazmaya başladığım şu dakikalarda pek sevdiğim bir şarkı sözlerini dinliyorum. Senin de çok sevdiğin Yaşar söylüyor;

"Bütün bu olanlardan

Bütün bu yaşananlardan

öğrendiğim bir şey varsa; sabır...

Sıkıldığın zamanlarda beni düşün dağılır" diyor...

Geçen sabah seni yatakta öperken "Canım sıkılınca seni düşünüyorum dağılıyor" dediğimde gözlerini kocaman kocaman açıp önce teşekkür ettin sonra da "Dağılmak ne demek anne" diye sordun. Topuğunu ısırdım kahkaha atarken... Ve anlatmaya çalıştım sana "dağılmak" ne demek... Saçların dağılır oyuncakların odan dağılır bulutlar dağılır...

Ama aslında bir gün çok yıllar sonra belki de genç kızlığa adım atığın yıllarda okuyacağını düşünerek dağılmanın başka bir anlamından söz etmek istiyorum sana bugün...

Güzel kızım

Umarım mutlu bir ömrün olur... Ama biliyorum ki o ömrün bir yerinde bir sebepten dolayı bir daha toplanamayacak kadar dağıldığını düşündüğün anlar olacak...

Başarısızlıklar yapacak sana bunu en çok. Aşkta sokakta seçimlerinde işinde yanıldığını fark ettiğinde başarısız hissedeceksin kendini.

Değersiz bulacaksın aynadaki suretini. Anlamını arayacaksın yaşadıklarının...

"Bir sebebi olmalı diyeceksin..."

Hiçbir felaket tek başına gelmediği için üst üste gelen darbeler dağıtacak seni...

Her bir parçanın nerede olduğunu anlayamayacak kadar ağır da geçebilir mutsuzlukların. Ama sakın "bundan daha çok üzülmem" deme... Hayat o kadar çok deneyecek ki seni her defasında nasıl olup da bunca şaşırabildiğine şaşıracaksın.

Bugün sahip olduğum ne varsa ağır bedeller ödedim hepsi için. Buna o vahşi yaşam sevincim de dahil. Hâlâ o kadar sınanmakta ki bazen yorgun düşüp sana bırakacak kadar mucize kalacak mı içimde diye düşünmekteyim. İşte öyle anlarda yani "Eyvah dağılıyorum" dediğim anlarda seni düşünüyorum...

Sen öyle bir topluyorsun ki beni bütün sıkıntım dağılıyor...

Yaşam gücü oluyorsun bana...

Sen benim yaşıma geldiğinde "annemler gençken pek severmiş" diyeceğin bir film olacak adı "Cesur Yürek" (Benim annem de Spartacus'ü severdi.)

Senin için yaptığım arşivde umarım bulabilirsin...

O filmdeki kahramanın kıyasıya dövüştüğü savaşçının miğferini çıkardığı bir an vardır. Miğfer çıktığında kahramanın yüzündeki şaşkınlık ve hayal kırıklığı o sahneyi her düşündüğümde bir yumruk yapar kalbimi. Çünkü uğruna savaştığını sandığı kan kardeşidir onu öldürmek isteyen...

İşte ihanet budur bebeğim..

Bu öyle bir dağıtır ki insanı bir daha asla tek parça olamayacağını düşünürsün...

Uğruna savaştıklarının aslında seni öldürmek isteyen olduğunu anladığında sakın sakın intikam almaya kalkma... Sen pis oyunlara girme...

Pislenme...

Çekil oradan hemen; zor biliyorum ama kesip at kanayan yerini. Bir kere yüreğini kirletenden dost olmaz insana.

Ve yaralı da olsa yerdeki bir daha arkana bakma; hain ölürken de haindir! Ve o hain kendini adadığın halkının içinden de yatağından da yoldaşlarının arasından da çıkabilir şaşırma!

Bebeğim;

Biliyorum benden duymaya alışık olmadığın kadar karanlık bu mektubumdaki kelimelerim. Ama karanlığın içindeki ışıktı aradığımız bu yüzden yürüdük hayatın üzerine...

Sana "Büyüyünce ne olmak istiyorsun?" diye sorduğumuzda hep "anne olmak" istediğini söylüyorsun. Ben de sana "anneliğin bir meslek olmadığını" söylüyorum. "Bir iş yaparsın ve istersen anne de olursun" diyorum ama sen sadece anne olmak isteğinde inat ediyorsun. Bu konudaki tatlı fikrinin olgunlaşması için büyümeni bekliyorum.

Bu anneler gününde sen dörtbuçuk yaşındasın bense otuzbeşbuçuk...

Senin doğumuna dek ne kadar deli esiyorsa kafamdaki rüzgar sen doğduktan sonra da hız kesmedi hiç. Senin güçlü ayaklarının üzerine basan ne istediğini bilen gururlu anlamlı kavgaların ve annen kadar deli rüzgarların kadını olmanı dilerim.

Hepsinden önemlisi; kutsal annelik oyununa gelmemeni isterim.

Doğurduğun çocuk senin yaşam gücün ve zenginliğin olsun; kimliğinin sebebi açamadığın kapıların anahtarı arsızlıkların maskesi değil...

Velhasıl benim güzel meleğim

"Bütün bu olanlardan

Bütün bu yaşananlardan

öğrendiğim bir şey varsa sabır

Sıkıldığın zamanlarda beni düşün dağılır."

Seni seviyorum...

İCLAL AYDIN